Okuduğum
Yumurta Endüstrisinin Gizli Yüzü

Yumurta Endüstrisinin Gizli Yüzü

yumurta endüstrisi

Eğer yumurta tüketen (ya da daha önce tüketmiş) biriyseniz yumurtaların üstünde basılı olan kodları mutlaka fark etmişsinizdir. Peki, “serbest gezen tavuk yumurtası” ve “köy yumurtası” gibi etiketlerle aldığınız yumurtalarınızın üstünde bulunan kodlar tam olarak ne anlama geliyor? 

Yasal olarak yumurta üreticileri, ürettikleri yumurtanın yetiştirme metodunun kodunu yumurtalarına bastırmak zorunda. Bu kodlara bakarak yediğiniz yumurtanın kafeste, serbest gezen veya kafessiz yaşayan bir tavuktan mı geldiğini anlayabiliyorsunuz. Ülkemizdeki oranlara bakacak olursak yetiştirilen tüm ticari yumurta sürülerinin %70-%80 oranında büyük bir kısmı kafeslerde yetiştiriliyor. 

Kafes Sisteminde Üretilen Yumurtalar

Kafes yaşamı bir tavuğun tüm ömrünü küçücük bir alana mahkum şekilde, doğasına aykırı şartlarda yaşaması anlamına geliyor. Kafeste yaşayan bir tavuğun hareket özgürlüğü kısıtlanıyor, açık havadan ve güneşten mahrum bırakılıyor. Demir teller arasında büyüyen bu tavuklar rahatça toprağa basmaktan bile men ediliyor. Bu yüzden de tavuklar doğaları gereği yaptıkları toprak banyosunu yapamıyor ve onun yerine metal tellere sürünerek temizlenmek zorunda kalıyorlar.

Ve ne üzücüdür ki bu yaşamda her tavuğa yalnızca bir dosya kağıdı boyutunda bir yaşam alanı sunuluyor. Merhametten son derece uzak bu yaşam şartları günümüzde fazlaca protesto edilmeye başlanmış olsa da ne yazık ki tek sorun kafesle de bitmiyor!

Gelelim yumurtaların üzerinde bulunan kodlara… Bu kodlara göre “0” organik yetiştiricilik, “1” free-range yani açık dolaşıma erişim, “2” kümeste kafessiz ve “3″ ise kafesli anlamına geliyor.

Bu kodlara bakarak mutlu bir tavuktan yumurta alıp almadığınızın anlaşılabileceğini düşünüyor olabilirsiniz. Hatta belki yumurta satın alırken hayvanın güzel şartlarda yaşadığını düşünüp içinizi rahatlatıyor bile olabilirsiniz ama ne yazık ki oldukça yanılıyorsunuz.

Bu kodlar kuşun yaşadığı ortamı ifade ediyor olsa da yumurta endüstrisinde gerçekleştirilen uygulamaların çoğu, kuş kafeste yaşasa da yaşamasa da aynı kalıyor.

Gelin sektörde yanlış giden uygulamalardan birkaçına bakalım.

yumurta
Fotoğraf | Italo Melo via Pexels
Civcivlerde Gaga Kesimi

Civcivler arasında sinirlilik, aşırı sıcaklar, aşırı aydınlatma, yemliklerin yetersizliği gibi sebeplerden ötürü birbirlerini ciddi derecede yaralama eylemleri baş gösterebiliyor.

Yumurta endüstrisinin ise buna çözümü oldukça net: Kuşların gagasını kesmek! Gaga kesmenin kuşlar için son derece acı verici olmasının yanında gagalar, kuşların son derece önemli bir parçalarıdır. Kuşlar gagaları sayesinde yemek bulmak, etrafı anlayabilmek, sosyal ilişkiler kurabilmek gibi aktiviteleri gerçekleştirirler.

Fakat gagaları kesilen kuşlar, bunları elbette başaramazlar. Bu uygulama, yumurta endüstrisinin içinde o kadar yer edinmiş ki artık bir problem yaşanmasa bile rutin olarak kuşların gagaları belli bir dönemde kesiliyor…

Erkek Civcivler Diri Diri Ölüme Yollanıyor

Yumurta üretemediği ve sektör tarafından işe yaramaz görüldükleri için erkek civcivlerin canlı ve sistematik bir şekilde öldürüldüğünü biliyor muydunuz? Erkek civcivlerin bazıları poşetlere doldurulup boğulurken bazılarıysa kıyma makinesinden aşağı ölüme yollanıyor.

Göz At
vegan

Üstelik bu sadece bizim ülkemizde de böyle değil, dünyanın birçok yerinde bu uygulamayı görmek ne yazık ki mümkün. Günümüzde konuya dikkat çekilmesiyle beraber bazı ülkeler adım atmaya başladı. Örneğin Almanya, 1 Ocak 2022 itibariyla erkek civcivlere yönelik bu toplu katliamı yasaklamış bulundu.

Yarı Yarıya Bir Ömür

Tavukların biyolojik ömrü normalde 5 ila 8 sene arasında olmasına rağmen yumurta endüstrisinin hakimiyeti altındaki kuşlar, hayatlarının yalnızca ikinci senesini görebiliyorlar. Sonrasında ise katlediyorlar.

Free Range

Free range yumurtaların dışarıda mutlu ve özgürce dolaşan kuşlardan geldiğini düşünen eminiz ki fazlasıyla insan vardır. Ama gerçek şu ki; free range kuşlar genellikle büyük barakalarda, binlerce diğer kuş ile beraber gün yüzü görmeden yaşıyorlar.

Free range “kafessiz” anlamını taşıyor olsa da Avrupa yasalarına göre 9 kuşun 1 m²’lik alanı işgal etmesi şart koşuluyor. Bir dış alanın sağlandığı söylense de o alan genelde sadece birkaç kuşun ulaşabileceği kadar dar oluyor. Ne yazık ki bu kuşlara da “kafessiz” adı altında adeta bir kafes hayatı yaşatıldığını söyleyebiliriz.

Sonuç olarak; yumurta kartonlarının üstündeki mutlu tavukların fotoğraflarını görsek de, “serbest gezen köy yumurtası” ibarelerini okusak veya yumurtaların üstündeki kodlara baksak da, yumurta endüstrisinin hayvanlara ettiği zulüm ve işkence hiçbir zaman değişmiyor. Değişen tek şey ise yumurta endüstrisine ödediğimiz para miktarındaki artış oluyor. Daha fazla para ödüyor, vicdanımızı biraz daha rahatlatıyoruz ama ne yazık ki kuşlar zarar görmeye devam ediyor.

Fakat bazı şeyleri kendi adınıza değiştirebilirsiniz. Siz de bir fark yaratmak, hayvanlara yaşatılan bu zulme karşı çıkmak istiyorsanız günlük kararlarınızı ve uzun vadedeki seçimlerinizi gözden geçirebilirsiniz.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön