Okuduğum
Kilonu Mu Duygularını Mı Kontrol Ediyorsun?

Kilonu Mu Duygularını Mı Kontrol Ediyorsun?

yeme bozuklukları

Hayatta en kolay görmezden geldiğimiz şeyler gündelik, sıradan döngülerdir.

Nefes almak gibi, uyku gibi, yemek yemek gibi.

Rutin olarak işleyebilen bu basit döngülerle ilgili bir sorun yaşamaya başladığımızda bu durum değişiyor. Kişinin kendi canlılığını ve hayatını tehdit eder bir konuma gelen davranışsal boyutta ortaya çıkan sorunları da ‘bozukluk’ olarak isimlendirmeye başlıyoruz.

Kişilerin kendini aç bırakmaları, ne olursa olsun, açlık sınırındayken bile bedenlerini fazla kilolu bulmaları, tıkınırcasına yemeleri, sonrasında kusmaları veya saatlerce spor yapmaları, yemek ve bedenleri üzerine ortaya çıkan tüm konular aslında bozukluk diye nitelendirdiğimiz bu konunun altında toplanabilir.

Yeme Bozuklukları

Yemek zannettiğimizden çok daha karmaşık, derin ve çok katmanlı bir mesele.

Bedene dair biyolojik ve kimyasal süreçler geçerli olsa da, en önemli rehber kişinin öznel deneyimleri. Bozulan yeme davranışında çoğunlukla kişinin sadece yemesi değil, içinde bulunduğu dünya ile ilişkisi de bozulmuş oluyor.

‘’Ben artık hiçbir şeyden keyif almıyorum.’’

Her birimizin sevilmek için hayır diyemediği, kabul edilmek için karşımızdakinin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarından daha çok düşündüğü, onun düşüncelerini ve duygularını yakalayarak hayatında bir yer edinmeye çabaladığı anlar olmuştur.

Değil mi?

Peki kilo vermeyi sevilmek ve kabul görmenin kapılarını açan sihirli bir anahtar olarak düşündüğünüz oldu mu?

‘’Kilolu bir çocuktum ve yemek yemeği çok severdim. Bunun bir problem olabileceğini lise 2. Sınıfa kadar düşünmemiştim. O yıl sınıfa yeni gelen bir çocuğa aşık oldum. Yani aşk mı bilmiyorum ama onu her gördüğümde kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor, yüzüm kızarıyordu. Normalde çok çekingen birisiyimdir. Yakın arkadaşlarıma bile neye kızdığımı, neye kırıldığımı ve ne istediğimi söyleyemem. Hatta biliyor musunuz ben evde de böyleyim. Ailemin yanındayken de her şeyi anneme sorarım ve o nasıl isterse öyle yaparım. Sonra bir gün şimdi nasıl olduğunu anlamlandıramasam da o kişiye olan duygularımı söylemeye karar verdim. O günden sonra da benim için birçok şey değişmeye başladı.’’

yeme bozuklukları
Zihin yaşadığı bu gerçek acıdan uzaklaşmak için kendi ürettiği, daha rahat kontrol edebileceğine inandığı düşüncelere yönelebilir. Fotoğraf | Kelsey McClellan | Wardrobe Snacks

Yeme bozukluklarının kaynakları çok çeşitli olabilir.

Stres, yalnızlık, üzüntü gibi hisleri bastırmak ya da onlardan uzaklaşmak için kendimize içinde daha özgür kararlar alabileceğimiz bir alan yaratmaya çalışırız. Bu, duyguların sorumluluğundan uzaklaşmak için de kullanılabilir. Gerçek hayatın içindeki sorumluluklarımızı unutturan bir kaçış noktası da olabilir.

Göz At
Yeni yıl kararlarınızı uygulamaya koyun

Hissettiğimiz bazı duygular bizim için acı verici ve tahammül edilmesi zor olabiliyor. Zihin yaşadığı bu gerçek acıdan uzaklaşmak için kendi ürettiği, daha rahat kontrol edebileceğine inandığı düşüncelere yönelebilir. Reddedilmenin gerçek acısıyla uğraşmak yerine, sevilmek için zayıf olmam gerekiyor düşüncesine inanıp, kilo vermenin tek uğraşımız haline gelmesi bunun bir örneği.

‘’… o gün kilo vermeye karar verdim. Çünkü beni sevmemesinin bir sebebi olmalıydı ve bunun kilom olduğunu düşünmeye başladım. Kiloluyum o yüzden istemedi beni, zayıf olsaydım severdi gibi düşünceler her anımı sarmaya başlamıştı. Başarmalıydım! Kendimi kanıtlamalı ve kilolarımı vermeliydim. Bu başarıya o kadar odaklanmaya başlamıştım ki aslında şimdi farkediyorum da kilo verme çabam ona olan sevgimi bile unutturmuş.’’

… o gün kilo vermeye karar verdim. Çünkü beni sevmemesinin bir sebebi olmalıydı ve bunun kilom olduğunu düşünmeye başladım.

Yeme bozuklukları insanın kendisini kontrolsuz hissettiği süreçlerde, bir hayat değişiminde ve kişinin stresi yönetmekte zorlandığı belirsizlik dönemlerinde ortaya çıkma eğilimi gösterir. Kişi durumları ve duyguları yönetmekte zorlandığında beden şeklini ve kilosunu kontrol etmeye yönelerek ya çok yemek ya da az yemekle stresini ve kaygısını yönetmeye çalışır.

‘’ En kolay yolun kilo vermek olduğunu düşündüm.’’

Duygulara temas etmek problemleri çözecektir gibi bir formül çok basit kalacaktır fakat duyguyu deneyimlemek, pek çok duygusal değişim sürecinin de temelidir.  Terapideki birçok durumda, duyguların ortaya çıkışı, o duygunun değişimi için çok önemli bir ön koşul olarak görülmektedir.

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön