Okuduğum
Ürün Çeşitliliği Değil, İsraf Çeşitliliği: Serpme Kahvaltı

Ürün Çeşitliliği Değil, İsraf Çeşitliliği: Serpme Kahvaltı

kahvaltı

Mart 2020’den beri mücadele ettiğimiz Covid- 19 salgınında, vakaların azalması ve aşılama çalışmalarının hız kazanması sebebiyle Temmuz 2021 itibariyle normalleşme sürecine geçilmesi kararı alındı. Kararla birlikte kafeler ve restoranlar müşterilerini ağırlamaya başladılar. Bunun ardından arkadaşlarla ve akrabalarla bir şeyler yiyip içmek için planlar yapıp sözleştik. Aylar sonra gerçekleşen buluşmalarımızı lezzetli hale getirmek için farklı farklı mekanları gözden geçirmemize rağmen, eğer kahvaltı için sözleştiysek nereye gidersek gidelim serpme kahvaltı seçeneğiyle karşılaşıyoruz. 

Normalde bir restorana gittiğinizde -eğer bir yemek üzerine özelleşmiş bir yer değilse- her masada birinden farklı yemeklerin sipariş edilmiş olduğunu görürüz. Fakat geçtiğimiz hafta sonu, sabah yürüyüşü yaparken kafelerin açık bölümlerinde oturan müşterilerin yemek tercihlerinin serpme kahvaltı üzerinde ortaklaştığını fark ettim. Üstelik bu durum Karadeniz ya da Ege mutfağı ayırt etmeksizin her yerde aynı! 

Dört çeşit peynir, üç çeşit reçel, iki çeşit zeytin, iki farklı yöntemle hazırlanmış yumurta, kızartmalar, sigara börekleri, sınırsız çayla tüm masa doldurulurken aklım hep aynı soruya takılıyor: “Bu yiyeceklerin hepsine gerek var mı?” 

Kendi damak zevkimi göz önünde bulundurduğumda, sıradan bir kahvaltı masasında siyah zeytin, ayva reçeli ve kızarmış ekmek dışında “Olmazsa olmaz” diyebileceğim bir şey olmadığını fark ettim. Bu elbette kişiden kişiye değişebilir fakat özünde birkaç seçeneğin dışında diğerlerinin çok da gerekli olmadığı gerçeğiyle yüzleşiyorum. O halde neden sevdiklerimizi yediğimiz, sevmediklerimizi masada bıraktığımız bir israf havuzuna bir kova da biz su taşıyalım ki?

kahvaltı gıda israfına neden oluyor mu?
Kahvaltı keyfiniz ülkemizde her yıl çöpe giden 12 milyon tonluk gıdanın bir parçası olmasın! Fotoğraf | Ischta Berlin

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül’ün açıklamasına göre, Türkiye’de her yıl 214 milyar liralık -yani 12 milyon tonluk- gıda israfı yapılıyor. Bu sayı 2021 Birleşmiş Milletler Gıda İsrafı Raporuna göre 7, 7 milyon ton. Yani yıllık olarak kişi başı 93 kilo gıdayı çöpe atıyoruz! 

Prof. Dr. Aziz Akgül, bu durumun önemli itici güçlerinden biri olan ve son zamanlarda yaygınlaşan serpme kahvaltı kültürü nedeniyle yaklaşık 100 milyar liralık gıdanın israf edildiğini; kahvaltıda gelen zeytin, peynir, domates, tereyağı, reçel, yumurta ekmek gibi gıdaların birçoğunun tüketilmediği için çöpe atıldığını belirtiyor. 

Sahiden de müşteri olarak bile bu israfı gözlemlememiz mümkün. Otellerin açık büfeleri, serpme kahvaltılar hem gereksiz yere porsiyonlarımızı büyütmemize hem de yenilmemesi sonucunda her şeyin çöpe gitmesine neden oluyor. Fakat ne yazık ki, ülkemizin ve dünyanın kaynakları tüm bu israfı tolere edebilecek büyüklükte değil.

Birleşmiş Milletler Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu adlı rapora göre, 2019’da açlık çeken kişi sayısı 690 milyona ulaştı. Covid- 19 salgınından dolayı 2020 yılı sonu itibariyle 130 milyon kişinin daha açlıkla mücadele edeceği tahminlerinde bulunuldu. Atılan birçok ciddi adıma rağmen, 2030 yılında “Sıfır Açlık Hedefi”nin gerçekleştirilemeyeceği öngörülüyor. 

Göz At
Khloe Kardashian

Peki bizim pazar kahvaltısı keyfimiz bu tablonun tam olarak neresinde duruyor?

Bir müşteri olarak bize sunulan ürünlerden etkilenmenin yanında, ürünlerin içeriğini değiştirme gücünü elimizde tutuyoruz. Bir günde yıkılıp yeniden inşa edilecek bir durum olmamasına rağmen, tüketim alışkanlıklarımızı daha sürdürülebilir bir dünya için güncellediğimizde farklılık yaratabiliriz. Çünkü biz serpme kahvaltı yerine daha uygun seçeneklere yönelirsek restoran ve kafe işletmecileri de menülerini o yönde kurgulayacaklardır. 

Bunun sonucunda da her yıl milyonlarca ton yiyeceğin israf edilmesinin önüne geçerken hem kaynakların boşa kullanımını önlemiş oluruz hem de açlık ve yetersiz beslenme sorunları olan insanların sağlıklı beslenme hakkının gasp edilmesini engelleriz. 

Duruma bu gözle baktığımızda, kahvaltı için bir kafeye gittiğimizde biraz sonra yiyeceğimiz yemek kadar çöpe gidecek olanları da sipariş ediyoruz. Oysa küçük bir alışkanlık değişikliğiyle sürdürülebilirlik sosuyla harmanlanmış enfes bir kahvaltıya erişmek mümkün! 

Şimdiden afiyet olsun!

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön