Okuduğum
Şampuansız Hayata Merhaba

Şampuansız Hayata Merhaba

Sene 2020 ve hepimizin hayatında bir cuma akşamı buluşmasında yarım saat boyunca neden artık saçını yıkamadığını anlatan bir arkadaşımız var. Ve biz bu arkadaşa genellikle biraz da olsa delirmiş ve toplumdan kopmuş bir birey olarak bakıyoruz.

Köpük köpük köpüren Amazon veya okyanus esintili şampuan ve saç kremleri varken neden saçını yıkamaz ki insan? Saçları yağlanmıyor mu? Peki ya kepek? O zaman hiç duş almıyor heralde? Soruları beynimizi doldurur ve rasyonel düşünme özelliğimizi ortadan kaldırır.

Eğer ki o arkadaş masadan ilk kalkan olursa arkasından; “Kendini baya salmış…”, “Ben saçımı bir gün şampuanlamasam yağlanıyor, nasıl dayanıyor hiç yıkamamaya?” yorumları yapılır. Birkaç dakika süren sessizlikten sonra masada oturan tek dürüst kişi der ki “Aslında saçları baya güzel gözüküyordu!”, diğerleri adım adım onu onaylayan cümleler kurmaya başlarlar ve sonuçta masada oturan 5 kişiden en az biri artık saçını şampuanlamayı bırakmaya karar verir.

Siz eğer o beş kişiden biriyseniz; saçlarınızı şampuanlamayı nasıl bırakacağınızı ve bu süreçte nasıl ilginç değişiklikler ve kısa süreli zorluklar yaşayacağınızı öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin! Söz veriyoruz hayalinizdeki saçlara birkaç hafta (en kötü ihtimalle birkaç ay) var ki bu da kendinizi doğru şampuanı bulmaya adayıp harcadığınız onlarca yılın yanında neredeyse hiçbir şey…

Saçlarımızı Neden Gerekenden Daha Sık Şampuanlıyoruz?

Bu sorunun cevabını vermek için önce şampuanın ne olduğunu ve neden kullanılmaya başladığınız açıklayalım. Sanılanın (!) aksine şampuan insanların varlığı sürdürmesi için bir zorunluluk değil. Şampuanlar icat edilmeden çok önce insanlar ve doğal olarak saçlar vardı. ?

Dünyada sanayi devrimi henüz yapılmamışken insan nüfusu şehirlerde yoğunlaşmamıştı dolayısıyla kullandıkları musluk sularında suyu alkali hale getirecek arındırıcı kimyasallar kullanılmıyordu. Bu sayede insanlar saçlarını doğal yağlarla hazırlanmış sabunlarla yıkayabiliyordu.

Şehirlerdeki nüfus artışı şebeke sularının dezenfekte edilmesi ihtiyacını da beraberinde getirdi; bunu başarmak için kullanılan kimyasal maddeler suyun alkali hale gelmesine sebep oldu. Bu durumda kullanılan sabunlar saçları fazlasıyla kurutmaya ve bozmaya başladı.

Şampuanlar tam da bu noktada hayatımıza girmiş gibi gözüküyor. İçerdikleri deterjanlar sayesinde alkali suya rağmen rahatça köpüren ve saçları temizleyen (hatta gereğinden fazla temizleyen) bu malzeme bir anda yaygın bir tüketim ürünü haline geldi.

Bu durum insanlığı içinden çıkılması neredeyse mümkün olmayan bir kısır döngüye soktu… Çoğu şampuan üreticisi formüllerine saçlarda gerçek olmayan bir parlaklık algısı yaratmak için mineral yağı (petrol işlenirken elde edilen bir yan ürün) ekledi. Bu yağ her yıkamada saç derisini kaplayarak gözeneklerin kapanmasına ve deri tarafından dışarı atılacak yağın gözeneklerden çıkamamasına neden oldu; insanlar bu durumla başa çıkmak için saçlarını daha fazla şampuanlamaya başladılar; sık yıkamadan ötürü kuruyan ve doğal yağlarından mahrum kalan saçlarına nem ve sağlıklarını geri kazandırmaya çalışan tüketiciler çareyi saç kremlerinde buldu. Ancak bu kremlerde içeriklerinde kimyasallar ile kuru saçları kaplayarak sağlıklı saç algısı yaratmak üzere tasarlanmıştı. Bu kimyasalların kullanımı insanların saçlarını şekillendirmekte daha çok zorlanmalarına neden oldu ve sahneye jöle, wax, saç köpüğü ve saç spreyi gibi aktörler çıktı. Artık saçlarını şampuanla yıkayıp saç kremi ile bakım(!) yapan bir kişi gün içinde saçlarını şekillendirmek için jöle ve saç spreyi gibi ürünlere başvurup akşam eve geldiğinde tekrar saçlarını yıkamaya ihtiyacı hissediyordu

Yeterince sıkıldınız mı? O zaman bu kısır döngüden nasıl çıkacağınızı anlatmaya başlıyoruz…

Saçlarınızı Şampuanlamama Kararını Aldınız Şimdi Ne Olacak?

Tüm şampuan şişelerinizi banyonuzdan çıkaracağınız gün gelecek ama o gün bugün değil!

Deneyimlerimize dayanarak şampuansız hayata geçerken uygulayacağınız en iyi metodun saçlarınızı şampuanlama sıklığınızı azaltmak olduğu söyleyebiliriz. Örneğin, normalde saçınızı her gün şampuanla yıkıyorsanız bu sıklığı birinci hafta iki günde bire; ikinci hafta 3 günde bire; dördüncü hafta ise haftada bire düşürün. Böylece saçınız daha az yıkanmaya ve kafa derisinde oluşan yağın daha az temizlenmesine alışarak daha az yağ üretecek.

Saçlarınızın bu yeni programa alışması için duş almayı bırakmanıza kesinlikle gerek yok, şampuan yapmamanız gereken günlerde duşa girdiğinizde saçlarınızı ıslatmaktan kaçınabilir veya saç derinizde masaj yaparak su ile durulayabilirsiniz. Tabii ki bu süreçte tüm saç kremlerinizi, kimyasal şekillendiricilerinizi ve bakım ürünlerini de kullanmayı bırakmış olmalısınız.

Şampuansız Hayata Hazırlık

Temiz Malzemeler Temiz Saçlar

Şampuan sıklığınızı sıfıra indirmeden önce uzmanların yapmanızı önerdiği iki şey var; saçlarınızı yıkadığınız musluk suyundaki kloru filtrelemenizi sağlayacak bir duş başlığı edinmek (biz bu yatırımı henüz yapmadık dolayısıyla hala şehir şebeke suyu ile saçlarımız yıkıyoruz) ve ahşap bir saç tarağı ile saçlarınızı her gün düzenli olarak taramak. İkinci opsiyonu kesinlikle uygulamamızı tavsiye ederiz! Çünkü ahşap taraklar plastik taraklardan farklı olarak saçlarınızdaki fazla yağı emiyor ve yıkama ihtiyacını azaltıyor. Saçlarınızı tararken kökten uca doğru kısa hareketler kullanmaya dikkat edin, bu sayede saç derisi ve saç köklerindeki yağ saç uçlarına kadar dağılacak. Kendinize ahşap bir tarak edinmek isterseniz bu link’e tıklayarak Ekolojik Dönüşüm’ün harika şimşir taraklarına göz atabilirsiniz!

Kötü Saç Günleri için Stilini Belirle

Saçlarınızı yıkamamaya karar verdiğinizde bilmeniz gereken önemli şeylerden biri saçlarınızın bir süre boyunca alıştığınız gibi görünmeyecek olması. Bu durumun yaratacağı stresin önüne geçmek için bu yola çıkarken uygulayabileceğiniz saç stillerini belirlemenizde yarar var. Biz bu noktada seçimimizi sıklıkla saçlarımızı ortadan ayırıp toplamak yönünde kullandık, bazen ise yarım topuz yapmayı seçtik. Her iki saç stili de yağlı veya ağır bir görünümün yerine ortaya modern ve cool bir görüntü koymamıza yardımcı oldu.

Saçının Yapısını Test Et

Şampuansız hayata başlarken ve geçiş döneminde ara sıra saç yapınızı test ederek dışarıdan hangi destekleri verebileceğinizi belirlemenin de son derece yararlı olduğuna inanıyoruz. Üstelik oldukça kolay bir test ile; birkaç tel saç telinizi temiz suya atın ve gözlemleyin.

Göz At
after sun

Eğer saçlarız anında suyun dibine çöküyorsa çok gözenekli, birkaç dakika suyun üzerinde duruyorlarsa az gözenekli; yavaş çöküyorlarsa ise normal bir yapıya sahipler demektir. Saçınızın çok gözenekli olması nem alarak kabarmasına sebep olabilir (kıvırcık saçlılar el kaldırsın!) bu durumda saçınızı Hindistan cevizi yağı gibi bir yağ ile besleyebilirsiniz. Az gözenekli saçlara ise yağ sürmeniz tavsiye edilmiyor; bu saç tiplerine ev yapımı detox maskeleri uygulayarak gözenekleri açmanız şampuansız hayata daha çabuk entegre olmanıza yardımcı olacaktır.

Sanırız artık şampuanı tamamen bırakmaya hazırsınız!

Gerçekten Şampuanı Bırakıyor Muyum?

Bunu yaparken önünüzde iki seçim belirecek haftada bir kere kullandığınız şampuanın yerine doğal içerikli bir katı şampuan yerleştirmek (biz Mart ayından beri Sakız Natural Care’in Mastic Roller isimli ürününü kullanıyoruz. Yanlış anlaşılma olmaması için belirtelim, Mart ayından beri bu üründen sadece 1 adedi kullanmaya devam ediyoruz…) veya saçları şampuanlama işlemini tamamen bırakmak. İkinci seçenek ile ilerlemeniz durumunda saçlarınızı su ile yıkarken etkili bir temizlik sağlamanız gerekecek; bu link’e tıklayarak birkaç adımda su ile etkili saç temizliği yapmanın yollarını öğrenebilirsiniz!

Arındırıcı Bakımlar

Bu seçeneklerden ikinciyi seçerseniz (aslında hangisini seçerseniz seçin saçlarınıza sevgi göstermeye devam edebilirsiniz) kafa derinizin PH dengesini ayarlamak, ölü derilerden arındırmak ve temizlemek için haftada en az bir kez uygun bir doğal detox karışımını uygulamanızı tavsiye ederiz. Evde saç derinize masaj yaparak uygulayacağınız bu basit tarifler kafa derinizin kan dolaşımını düzenleyerek saçların uzamasını hızlandıracak, saç hücrelerini yenileyecek, saç foliküllerindeki tıkanmalarını açacak, iritasyon ve kurumaları azaltacak ve saç derisinde oluşabilecek akneleri yok edecek.

Farklı saç tipleri için derlediğimiz 3 detox karışımı için bu linke tıklayabilirsiniz…Karışımlarla uğraşmak size göre değilse kafa derinizi nemlendirmek ve arındırmak için aloe-vera jeli kullanabilirsiniz.

Eğer bu yazıyı buraya kadar okunduysanız eminiz evinizde bir aloe-vera bitkisi vardır. Hafta bir kere bitkinizden aldığınız jeli kafa derinize masaj yaparak sürün. Bu uygulama saç derinize ihtiyacı olan nemi sağlayarak kepek gibi yan etkilerin önüne geçmenize yardımcı olacak.

Biz saç yıkamama maceramızın tam burasındayız, ilerleyen zamanda yeni tecrübeler edinirsek sizinle paylaşmaya söz veriyoruz. Bu süreçte size verebileceğimiz en önemli tüyo sabırlı olmanız!

Hatta saçınıza sinir olmaya başladığınızda sizi sakinleştirecek bir mantra bile yaratabilirsiniz, bizim mantramız; “Saçlarımı seviyorum çünkü onlar benim saçlarım. Onları kimyasal işlemlerden geçirerek değiştirmeye çalışmama gerek yok. Bazen güzel ve parlak, bazen kabarık ve mat görünebilirler ve bu gayet normal.”

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön