Okuduğum
Sabunsuz Cilt Bakımı: 6 Aydır Yüzünü Su ile Yıkayan Birinin Hatıraları

Sabunsuz Cilt Bakımı: 6 Aydır Yüzünü Su ile Yıkayan Birinin Hatıraları

Sabunsuz cilt bakımı mümkün mü?

Değişen dermatologlar, çöpe atılan binlerce ürün, sayısız cilt bakımı ve “iyileşmeyen” bir cilt… Modern cilt bakım ürünleri ve bakımlar cildinize iyi geliyorsa ve mutluysanız bu yazının devamını okumak zorunda değilsiniz, ama ne yaparsanız yapın cildiniz kuruyor (veya yağlanıyorsa) hiçbir nemlendirici cildinizi rahatlatmaya yetmiyorsa ve banyo dolabınızda biriken yarım bırakılmış bakım ürünü şişeleri sinirinizi bozmaya başladıysa bizce bu yazıyı okumak zorundasınız!

Atopik dermatit (egzema) ve cilt kuruluğuyla boğuşan isimsiz bir kahramanın yüzünü sabun veya yüz temizleyici jel olmaksızın sadece su ile temizlediği 6 aylık bir yolculuğun hikayesine hoş geldiniz.

Not: Bu hikaye medikal tavsiye içermez, sadece ekip üyelerimizden birinin araştırmaları sonucunda yüzünü sadece su ile yıkamaya karar vermesi üzerine yaşadığı ilginç değişimler ve karşılaştığı olayların özetidir.

Sabunsuz Cilt Bakımı: İle Yüz Temizleme
Ne? Kim? Nerede?

Çocukluğunda atopik dermatit isimli cilt rahatsızlığı ile boğuşan kahramanımız yaşı büyüdükçe bu rahatsızlık verici durumdan büyük ölçüde kurtulmuştur. Ancak bu cilt rahatsızlığı dönemsel olarak vücudunun bazı yerlerinde tekrar görülmektedir. Hele bazı kışlar soğuk havadan cesaret alan rahatsızlığı yüzüne yerleştiğinde bütün bir Ocak ayını onun için kabusa çevirebilmektedir.

Atopik dermatit rahatsızlığından kurtulmak için yüzüne bol bol nemlendirici süren kahramanımız bu seferde parlak yağlı bir suratla hayatına devam etmek zorunda kalarak günde sayısız yağ emici mendili kullanarak çöpe atmaktadır.

Her gün yatağa gittiğinde o gün satın aldığı cilt ürününün bu sorunu gidereceğine inanarak uykuya dalar…

Sabunsuz cilt bakımı
Çeşitli yerlerden çeşitli zamanlarda satın aldığınız bakım ürünleri banyo dolabınızı dolduruyorsa yalnız değilsiniz! Fotoğraf: Man Repeller/Pinterest
Sabunla ve Yıka

Kahramanımız cildinde oluşan yağdan kurtulmak için yüzünü sık sık yıkar; sabah uyandığında yüzünü hafifçe köpüren temizleyici jel ile hiç de nazik olmayan bir şekilde yıkayıp, hiç de nazik olmayan bir şekilde havlu ile kurularmış. Sonra tüm haftanın hırsını yüzündeki gözeneklerden çıkarırcasına pamuk ve tonikle temizler; yüzü iyice kızarık ve gergin bir hal aldığında ise önce bol bol nemlendiriciyi cildine yayar, üstüne de kapatıcı, fondöten, allık ve aydınlatıcı sürüp artık insanlarla görüşmeye layık olduğuna inanarak evinden çıkarmış.(Hatta çok çaktırmasa bile pazar yürüyüşlerine ve spor yapmaya bile makyaj yapıp gittiği olurmuş.)

Evine geri geldiğinde (eğer televizyon karşısında uyuya kalmazsa) yüzünü önce makyaj temizleyici ile temizler, sonra jel temizleyici ile hiç de nazik olmayan bir şekilde yıkar, pamuk ve tonikle yardımı ile patronuna olan nefretini yüzünden çıkarır, son olarak ise nemlendiricisini sürermiş.

Bu ritüel kahramanımız 30 yaşına gelene kadar böyle sürüp gitmiş…

Evde Kal

2020 yılının Mart ayında dünyayı etkisi altına alan bir virüs kahramanımızın evinde daha çok zaman geçirmesine neden olmuş. İlk başlarda garip gelse de artık makyaj yapmıyormuş çünkü insanlarla karşılaşmasına artık gerek kalmamış. Normalde makyaj yapmadan aynaya bakıp ne kadar yorgun (ve hasta gibi; makyaj yapmadan dışarı çıkan kadınlar genelde hasta olmakla suçlanır) gözüktüğünü düşünen kahramanımız artık cildinin gerçek rengini de sevmeye başlamış. Yüzünü makyaj temizleyicilerle temizlemesine artık gerek yokmuş çünkü makyaj yapmıyormuş; tonik kullanmayı da bırakmış çünkü sanki yüzündeki gözenekler biraz küçülmüş mü ne?

Artık günlük cilt bakımı temizleyici jel ve nemlendiriciden ibaretmiş.

Yüzünü 6 ay boyunca su ve doğal yağlarla temizleyen kahramanımız artık nemlendirici ürünler kullanmıyor.
Nemlendir-me

Yine mart ayında bir gün evde yoga yaptıktan sonra duşa giren kahramanımız temizleme jeli şişesini yanına almayı unutmuş ve yüzünü sadece suyla yıkamış. Duştan çıktığında yüzünü gergi ve kuru hissetmiyormuş, kendi kendine “Zaten az nemlendiricim var, şimdi yüzüm de yumuşak boşuna kullanıp nemlendirici almak için evden çıkmayayım!” diye düşünmüş ve o gün yüzüne nemlendirici sürmemiş.

Göz At
after sun

Ertesi sabah kalktığında yüzü yağlı ve parlak değilmiş; ama kuru da değilmiş. Yıllar sonra ilk defa cildinin dergi anketlerindeki “Normal” kategorisine ait olabileceğini düşünüp çok sevinçmiş. Sonunda o da normalmiş! O sabah aklına çılgın bir fikir gelmiş “E o zaman bugün jel temizleyicimi kullanmasam?”

Yüz temizleyici süngerler bazı cilt tipleri için uygun olsa da hassas ciltlerde dikkatle kullanılmaları gerekiyor.
Nasıl Bakım Yapmalı?

Ancak kahramanımız yüzünün Gwenyth Paltrow’un ki gibi ışıldamasını da istiyormuş o yüzden sabun veya temizleyiciler yerine yüzündeki ölü derileri arındırmasına yardımcı olacak bir yüz süngeri edinmiş ancak “Dünyada niye Covid-19 diye bir virüs var?” diye diye bütün hırsını yüzündeki ölü derilerden çıkarmaya çalışınca sünger uygulaması cildinin kurumasına neden olmuş.

O günden sonra kahramanımız yüzünü sadece ve sadece ılık suyla yıkamış, yumuşak bir havluyla nazikçe kurulamış ve spor yaptığı veya açık havada zaman geçirdiği günlerin sonunda cildini alerji yapmayacak saf bir yağ ile temizlemiş.

Hasta Mıyım?

Yaz aylarında salgının etkisinin azalmasıyla beraber maskeli de olsa birkaç insan ile iletişim kurmaya başlayan kahramanımız artık makyaj yapma ihtiyacı hissetmiyormuş çünkü yüzünde gizlemesi gereken kırmızı lekeler yokmuş (ara sıra olsa bile herhalde artık çok kafaya takmıyormuş), arkadaşları onun hasta olmadığını anlayıp “Hasta mısın?” diye sormaktan vazgeçmişler.

Cildinizi kir ve bakterilerden arındırmak için doğal yağlardan yararlanmak mümkün.
6. Ay

Geçtiğimiz günlerde sabunsuz, toniksiz ve tamamen nemlendiricisiz altıncı ayını kutlayan kahramanımız cildini artık olduğu gibi kabul ediyor, seviyor, nazikçe temiz ılık su ve ara sıra doğal yağlarla temizliyor. ( Doğal yağlarla cilt temizliğinin nasıl yapıldığını öğrenmek için bu link’e tıklayabilirsiniz.) Banyo dolabında yarım kalmış plastik şişeler, çöpünde tek kullanımlık pamuklar yok. Cildi sabahları aşırı yağlanmıyor; makyaj yapmadığı için televizyonun karşısında gönül rahatlığıyla uyuyor ve bol bol su tüketiyor.

Kısacası o, cildi ve sürekli pürüzsüz ve parlak bir cilde sahipmiş gibi görünme isteği birkaç aylığına tatildeler. Üstelik hasta falan da değiller.

Yorumlar (2)
  • Ben banyodan banyoya yıkıyorum. ? Üşenmezsem su ile yıkıyorum sabahları..Pis değilim, pis olmuş olsam cildim sivilce vb. tepki verirdi zaten. ((Zaten makyaj da yapmıyorum. Çook uzun zaman oldu yüz yıkama jellerini, peelingleri bırakalı… İnatçı sivilcelerim geçti. O nedenle şuan bu yazıyı okuyan herkese tavsiyem, bilinçli tüketici olup üründen ürüne koşmamanız..Ben cilt bakımı rutinimi yapmadan mutlu olamam diyenlere de doğal bakım ürünlerini kullanmayı tavsiye ederim. Doğal kozmetik adına çalışan kadın girişimcilerimiz, öyle ki yalnızca ticari bir amaçla ürünü pazarlamayı değil, doğaya karşı sorumlu olup plastik ambalaj kullanmamaya da dikkat ediyor. Her doğal diye sunulan ürüne de koşmamak gerekiyor aynı şekilde, öğrenmek için araştırmak gerek.)) Sadece su ile yıkamak bence yeterli. Fakat nerede o buz gibi dağdan akan su… Musluktan akan su da klor vs. var. O sebeple belki arıtılmış su ile ve yıkanabilir (tekrar kullanılabilir) pamuklu bir bez ile yüz temizliği yapılabilir. Hatta bu temizleme suyunun içerisine çok az ev yapımı elma sirkesi konarak cilt hem temizlenebilir, hem de pH dengesi korunabilir. Bu yöntemi aynı şekilde banyoda tüm cilde de uygulayabiliriz. Sirkeli suyun saça iyi geldiği biliniyor. En güzeli banyo fiskiyelerine filtre taktırmak fakat bu çözüm biraz pahalı. ☺️

    • Merhabalar,

      Yorumunuz ve paylaştığınız değerli tecrübeleriniz için çok ama çok teşekkür ederiz!
      Bahsettiğiniz gibi cilt tipimizi tanıyıp doğal ve doğa dostu çözümler ile ona sevgi gösterdiğimizde kesinlikle çok güzel sonuçlar alıyoruz…

      Sevgilerimizle,
      Solh Living

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön