Okuduğum
6 Soruda Sabun Hakkında Her Şey

6 Soruda Sabun Hakkında Her Şey

Sabun ile ilgili her şey

*Her şey olmasa da birçok şey!

Hayatlarımızı daha az atıklı ve doğal bir yaşama kavuşmak üzere şekillendirmeye başladığımızda kuşkusuz ilk attığımız adımlardan biri banyomuzdaki plastik ambalajlı (ve içinde adını telaffuz etmekte zorlandığımız kimyasallar olan) ürünleri bitirip yerlerine doğal içeriklere sahip ürünler koymak oldu.

Bu değişim rüzgarına kapılan kişisel bakım ürünlerinin başında bol parfümlü sıvı el sabunları, saçlarımızı mucizevi bir şekilde iyileştireceklerine inanarak satın aldığımız şampuanlar, yarısına kadar kullanılıp memnun kalınmamış duş jelleri geliyordu!

Onların yerine doğa, sağlık ve cilt dostu ürünler koyma arayışımız ise tahmin edeceğiniz gibi hiç de kolay olmadı… Sosyal medyada iyileştirici güçleri olduğu iddia edilerek satılan sabunları hevesle satın alıp cildimizi kuruttuk; saç sabunu ismi altında satılan ürünlerle saçlarımızı sertleştirdik; satın aldığımız pahalı markanın el sabunu bütün çabalarımız ve iyi niyetimize rağmen hızla eriyip yok oldu.

Atıksız, doğa dostu yaşam serüveninin başındaki siz sevgili okuyucularımız aynı sorunları yaşayıp sürekli duş ve banyolarında kullandıkları ürünleri değiştirmek zorunda kalmasın diye doğru sabun seçimi nasıl yapılır bir bilene sormaya karar verdik!

Sizi Soapy Co. isimli atıksız bakım ürünleri üreten genç girişimle tanıştıralım!

Doğa ve cilt dostu içeriklerle vegan ve atıksız bakım ürünleri tasarlayan Soapy Co., bu ürünlerin dağıtım ve paketlenme süreçlerini de sıfır atık prensibine dayandırarak sürdürülebilir yöntemler geliştirmeye çalışıyor.

Sabun kullanımı, üretimi, doğru sabun seçimi ve hatta evde sabun üretimi ile ilgili tüm merak ettiklerimizi -tahmin ediyoruz ki sizin de merak ettiklerinizi- Soapy Co.‘nun yaratıcılarına sizin için sorduk! Onlar da sorularımızı sabır ile yanıtladı, umarız bu konudaki soru ve sorunlarınıza cevap olacak bilgilere rastlarsınız; keyifli okumalar…

“Doğal” etiketi ile pazarlanan yüksek kostikli ürünler cilt üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Fotoğraf|Soapy Co.|Instagram
Sabun üretimi denince akla hemen kostik kullanımı ve cildi kurutan ve aşındıran sert sabunlar geliyor. Sabun içeriklerinde bu dengeyi korumak nasıl mümkün oluyor?

Denge için iki temel faktör burada öne çıkıyor: doğru yağ yüzdesi ve yağ seçimi.

Geleneksel sabun üretiminin ülkemizde bilinçsiz eller tarafından uygulanması sebebiyle, yüksek yüzdeli kostik içerikli sabun üretimleri yapıldı ve bu ürünler pazara “doğal” adıyla satıldı. Fakat çoğu doğal olarak belirtilen bu sabunlar maalesef doğru miktarlarda yağ içermiyor. Bu sebeple çoğu zaman “sabunlaşmamış” kostik kaynaklı cilt problemleri ve düşük kaliteli sabunların insanlar üzerindeki olumsuz etkilerine şahit olduk.

Bizim araştırmalarımızda ise, en temiz kaynaklı temizleyicinin sabun olduğu ve doğru yağ miktarı ve çeşidi kullanıldığında, cilt üzerinde çok olumlu sonuçlar alabildiğimiz bir kişisel bakım ürünü ortaya çıktığını gördük. Sabuna yenilikçi bir bakış açısı kazandırmak ve doğanın en temel materyallerinin bir araya gelmesiyle oluşan benzersiz bir temizleyicinin kişisel bakım rutinine dönüşümünü tasarlamak bizim için oldukça uğraştırıcıydı.

Doğanın bir kimyası var ve bu dengeyi kimyayla sağlıyoruz. Bu sebeple sabunlarımızın formüllerini cilt tipine özel dengeli yağ oranı ile formülize ediyoruz. Komodejenik olmayan bu yağ seçimleri ile yağlı, karma, kuru ve çok kuru ciltler için bile çok fonksiyonlu kişisel bakım rutininde yer alabilecek yağ bazlı temizleyiciler elde edebiliyoruz. Bu sebeple, ürettiğimiz her bir sabun, kişisel bakım rutininizde yer alacak benzersiz bir formülizasyona ve içeriğe sahip olmuş oluyor. Bunların neticelerini de yine kullanıcılarımızın olumlu geri dönüşleriyle test etme imkanı buluyoruz

Birçok pahalı kalıp sabun markası oldukça değerli yağları sabun yapımında kullanıyor, sizce bu doğrumu ve sabun içeriğinde kullanılan yağların kalitesi tüketici deneyimine nasıl etki eder?

Cilt tipine özel yağ seçimi yapmak en doğru olanı. Çok kaliteli yağlar, her cilt tipi için uygun olmayabilir.

Doğada yer alan her bir bitkinin cildimiz üzerindeki etkileri çok farklı. Bu sebeple çok kaliteli yağ kullanımı her zaman cildiniz için en doğru yağ anlamına gelmeyebilir. Soapy Co.’nun kuruluşundan beri cilt tipine özel ihtiyaçları belirleyerek ilerliyor ve ürün içeriklerimizi bu temelde inşa ediyoruz. Cilt tipine özel kullanılan yağların sonuçlarını her cilt için ayrı ayrı görmek mümkün.

Yağların dünyası gerçekten çok geniş bir spektrum içeriyor. Akne karşıtı yağlardan nemlendirici yağlara, leke karşıtı yağlardan onarıcı yağlara kadar bir sürü içeriğe ulaşabileceğiniz benzersiz yağlar mevcut. Sabunlaşan bu yağların cilt üzerindeki kirleri ve gözenekleri temizlerken çözülmesi ve bu yağ asitlerinin faydalı etkilerinin cilt üzerinde deneyimlenmesi mümkün oluyor. Bu ürünler Soapy Co.’nun inovatif formüllerinin, doğal ürün tabanlı kişisel bakım rutininin bir parçası haline gelmiş bulunmakta.

Cilt tipinizi doğru belirleyerek vücudunuzu temizlerken kullandığınız ürün sayısını sınırlandırabilirsiniz! Fotoğraf|Soapy Co.|Instagram
Likit yüz sabunlarının kullanılmaya başladığı dönemlerde (2000’lerin başı) bu markaların iletişim stratejilerinin temelinde “Koltuk altlarını yıkadığın sabunla yüzünü yıkayamazsın” gibi tüketimi teşvik eden mesajlar yer alıyordu, sizce bu yaklaşım doğru mu yoksa bir iyi ürünle vücudumuzun farklı bölgelerini temizlememiz mümkün mü?

Günümüzde bu düşüncenin yanlış olduğunun sonuçlarını daha rahat görebiliyoruz. 2000’li yılların başındaki bilimsel kaynak eksikliğinin ve bilgiye ulaşmanın daha zor olması bu algıların bir pazarlama aracı olarak kullanılmasına zemin hazırladı.

Likit sabunlar ile kalıp sabunlar arasında tek bir fark var o da kostik çeşitleri. Likit sabunlar potasyum ile katı sabunlar sodyum ile üretiliyor. İki ürün de sabun. -Katı sabun ve sıvı sabunları sürdürülebilirlik kapsamında değerlendirdiğimiz yazımızı okumak için bu link’e tıklayabilirsiniz.-Potasyumlu sabunun sıvılaşma noktası daha düşük, sodyumlu sabunun ise daha yüksek. Bu yüzden potasyumlu sabun sıvı kalıyor, sodyumlu sabun ise katı. Ayrıca, genellikle likit sabunların ambalaj ömürlerini uzatmak için içlerinde alerjen etkisi yüksek “ucuz” koruyucular kullanılıyor. Farkı bu olan ürünleri, eskiyi yıkıp yeni bir ürün algısıyla öne çıkarmaya çalışmak maalesef plastik kullanımının artması, tek kullanımlık sıvı sabun ambalajları ve daha birçok problemi de beraberinde getirdi.

Özellikle likit sabun kullanımını artırıcı bu teşvikler ile artık pazarda, sabun bile içermeyen SLS, SLES, SCS gibi sülfat içerikli, ciddi deri hastalıklarına yol açabilen ve aslında deterjan olan “sıvı sabunlar” görmeye başladık. Bunlar maalesef, ürün maliyetini düşürme amacıyla yapıldı.

Kullanıcılar, bilgi çağının etkisiyle kullandıkları ürünleri araştırmaya yönelirken gerçekten içeriği temiz ve etkili ürünler arayışına girmek zorunda kaldı. Bizim tüketim stratejimiz ise cilt tipinizi bilmekten geçiyor. Bu sebeple, örneğin tüm vücudunuz kuru ise tabi ki tek bir sabunla temizlik işleminizi gerçekleştirebilirsiniz. Öte yandan, yüzünüz yağlı, vücudunuz ise kuru olabilir. Bunlar çok karşılaştığımız durumlar. Böyle durumlarda ise kuru bölgelerinize nemlendirici etkili bir sabun, yağlı bölgenize ise yağ dengeleyici ayrı bir sabun kullanabilirsiniz. Buradaki ayrım, vücudun için kullandığını yüzün için kullanamazsın değil, vücudunu tanıyarak ihtiyacın olan etkileri bulabileceğin ürünlere yönelmek.

Gereksiz tüketimi artırıcı anlayışın pazarlama stratejileri olmaktan çıkması gereken bir dünyada, doğaya saygılı şekilde hareket eden bir bilinçte olmalıyız. Bu bilincin gerçekleşmesi, sadece doğaya değil hepimize kazandıracak.

Özellikle COVID-19 salgını sonrasında tüketiciler ortak banyolarda kalıp sabun kullanmanın doğru olmadığı gibi bir algıya kapıldı, bu doğru bir düşünce biçim mi? Değilse neden?

Virüsler, kendilerini koruyucu bir tabaka içerirler.

Bu koruyucu tabaka ortadan kalktığında ise ölürler ve etkileri yok olur. Bunu bir hücre zarı gibi düşünebilirsiniz veya soğanın zarı gibi. Bu zarı eriten iki şey var alkol ve yağ bazlı temizleyiciler. Elimize sıktığımız kolonyada veya dezenfektanlarda bu alkol yaklaşık %80 oranında bulunuyor. Bu şekilde virüsleri öldürebiliyoruz.

Göz At
Atıksız Diş Macunu Yapımı

Peki sabunda durum ne?

Sabunlar da ikinci kategoriye giriyor, yani yağ bazlı temizleyicilere. Sabunlar, cildi derinlemesine temizleyen güçlü yağ bazlı temizleyiciler sınıfında binlerce yıldır bildiğimiz ve kullandığımız bir ürün. Sabun kullanımı, virüslerin bu dış katmanını eriteceğinden, virüsleri korunmasız kılacak ve öldürecektir. Bu sebeple, nasıl ki kullandığınız kolonyada virüs yaşayamaz ise kullandığınız sabunda da virüs yaşayamaz.

Bu sabunların ortak kullanımın virüs bazlı herhangi bir bulaş riskinin olması mümkün değil. Öte yandan, sadece temizlenmek dışında, kişisel bakım amacıyla kullandığınız sabununuzun –akne karşıtı, nemlendirme vs. özellikteki – kişiye özel olması, makyaj malzemelerinin veya diş fırçalarının kişisel olması daha steril olacaktır.

Evimizde cilt bakımı için kullanmak üzere hazırlayacağımız sabunların içeriğinde doğru yağları kullandığımızdan emin olmalıyız! Fotoğraf|Soapy Co.|Instagram
Birçok insan evde kendi sabunlarını üretmek gibi bir hayal peşinde, bunu yaparken nelere dikkat edilmeli?

Ciltlerini tanıyarak doğru yağ seçimi ve doğru yağ yüzdesine karar vermeliler. Bu konuda bilgi birikimi olmadan yapılan ürünlerin doğurduğu bazı sıkıntılar olabiliyor. Bu sebeple ellerinden geldikçe bu konuda çok okumaya çalışsınlar. Birtakım kimyasal hesaplamalar yapabilmeleri de gerekiyor tabi. Çünkü her yağ aynı miktar yağ asidi ve buna bağlı olarak “sabunlaşabilecek” yağ moleküllerine sahip olmuyor. Bu konuda internette çokça açık kaynak mevcut. Güvenilir kaynaklardan yapılacak araştırmalar ile doğru bilgilere ulaşabilirler.

Doğaya iyi gelmeyen hiçbir içerik cildimize sürdürülebilir bir etki bırakamaz.

Soapy Co.
Soapy’yi, oluşum sürecini ve markanızı üzerine inşa ettiğiniz prensipleri bize biraz anlatabilir misiniz?

Soapy Co.’nun kurulma süreci tamamen doğal bir şekilde gelişti. 3 arkadaş iş dünyası ve hayallerimiz üzerine konuşurken kendimizi bir anda kişisel bakım ürünleri üzerine konuşurken bulduk. Soapy Co.’yu kurmadan önce 3’ümüz de birbirimizin artı yönlerinin ve mesleki bilgilerinin farkındaydık. Neden bu özelliklerimizi birleştirip güzel bir iş birliğine yönelmiyoruz dedik. 2020 Mart ayında planlamalara ve araştırmalara başladık. Temmuz ayının sonunda da ürünlerimizi pazara sunduk.

Şu anda devamlı araştırılıp geliştirilen Soapy Co. ürünlerini titizlikle hazırlayan heyecanlı bir ekibiz.

İçinde bulunduğumuz dünyada herkes hızlı yaşamak ve hızlı tüketmek zorunda bırakılıyor. Hızlı olamazsan hiçbir şeye yetişemiyorsun ve hep geç kalıyorsun. Bu sebeple plastik ambalajları hayatımızın tam orta noktasına yerleştirmek zorunda kalıyoruz. Bunu isteyerek veya istemeyerek sonunu pek de düşünmeden yapmış bulunuyoruz. Fakat bu ambalajların doğamıza verdiği zararı her gün, her ortamda görerek tanıklık ediyoruz.

Artık buna tanıklık etmek yerine, insanlarda farkındalık yaratmalıyız. İnsanları nasıl harekete geçirebileceğimizi uzunca bir süre düşündük. Bunun için bilinçli hareketlerle daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir yaşam için her bir bireyin küçük bir adımı ile pek çok ambalajı hayatımızdan çıkarabiliriz. Biz de bu yolda atıksız bir hayat için, sıfır atık ile üretim ve ambalajlama yapmayı planladık. Bizim ürettiğimiz her bir ürünü satın alarak bu harekete bir katkıda bulunmuş olacaksınız. Atıksız yaşamın benimsenerek büyümesi ve yaygınlaşması, doğada istenmeyen plastik ambalaj kirliliğini azaltacaktır. Basit bir örnekle açıklamak gerekirse, siz parkta yürüyüş yaparken, denizi izlemek için bir bankta otururken veya ormanda piknik yaparken çevreyi kirletmeye neden olacak bir atık görmeyeceksiniz. O an sadece doğa ve siz olacaksınız. İşte biz bunu hayal ediyoruz ve gerçekleştirmek için tüm çabamızı ortaya koyuyoruz. Çevre kirliliği ve atıklarla bozulan denge iklimi değiştiriyor ve nesli tehlikede olan hayvanların hatta insanların sonunu getiriyor.

Vegan ürün üretmemizdeki temel nedene gelecek olursak, piyasadaki çoğu kozmetik üründe hayvansal ürünler kullanılmakta. Test için yine hayvanlar üzerinde deneyler yapılıyor. Doğada bir canlı bir diğer canlı için kullanılmamalı. Vegan içerikli ürünler kullanmamız bile bireysel kaynak tüketimimizi tek başına yüzde elli oranında azaltabilir. Bu bilinçlenme ile iklime, dünyaya ve tüm canlılara sahip çıkabileceğimize inanıyoruz. Bu amaçla ürünlerimizi bu temeller üzerinde inşa ediyor ve geniş spektrumlu vegan, cruelty-free ve atıksız bir kişisel bakım çeşitliliği sunmayı
hedefliyoruz. Bu temelde Soapy Co.’nun benzersiz ve etkili kişisel bakım ürünlerini
tüketicilerimizle buluşturmak, bu buluşma sonrası bütün görüşleri titizlikle değerlendirmek temel prensiplerimizden.

“Doğaya iyi gelmeyen hiçbir içerik cildimize sürdürülebilir bir etki bırakamaz” mottosuyla üretim ve geliştirme süreçlerimize devam edeceğiz

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön