Okuduğum
Ülkemizi ve Dünyayı Etkisi Altına Alan Orman Yangınlarının 3 Nedeni

Ülkemizi ve Dünyayı Etkisi Altına Alan Orman Yangınlarının 3 Nedeni

orman yangını

Son günlerde hepimizin gündeminde aynı konu var: Ege ve Akdeniz kıyılarındaki orman yangınları. 

Yerel halk, tatilciler ve yetkililer, popüler tatil beldelerini ve Akdeniz kıyılarındaki düzinelerce orman yangınını kontrol altına almak için mücadele ederken orman yangınlarının nedenleriyle ilgili birçok bilgi paylaşıldı.

Yetkililerin kundaklama veya insan ihmali sonucu çıkmış olabileceğini söylediği yangınlarla ilgili olarak cumartesi günü yapılan açıklamada, en az altı kişinin öldüğünü ve yaklaşık 200 kişinin de yaralandığını söylendi.

Turistler otellerden kaçmak zorunda kalırken, kırsal bölgelerdeki yerel halk evlerinin yandığını, hayvanlarının öldüğünü ve işletmelerinin yok olduğu izledi.

Peki Son Yıllarda Artan Yangınlar İçin Dünyada Durum Nasıl?

National Geographic araştırmacılarına göre, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki orman yangınlarının neden olduğu tahribat, son yirmi yılda önemli ölçüde arttı. Ortalama 72.400 orman yangını , 2000’den bu yana her yıl ortalama 7 milyon dönüm ABD arazisini yok etti. Bu oran, 1990’lardaki orman yangınları tarafından yakılan dönüm sayısının ikiye katladığını gösteriyor. 2015 yılında, ABD tarihinde kaydedilen en büyük orman yangını sezonu 10 milyon dönümden fazla araziyi yaktı.

Çoğumuzun hafızasında taze bir yere sahip olan Avustralya yangınlarıyla ilgili durum da benzer bir şekilde seyretmişti. 2020’de yeni yılın ilk birkaç saatinde, Yeni Güney Galler köyü Cobargo’da yıkıcı bir orman yangını meydana gelmişti. Birkaç saat içinde, yangın ana caddeyi delip geçmiş ve arkasında çok az ama dumanlı, kömürleşmiş kalıntılar bırakmıştı.

Yıkılan köy, şu anda Avustralya’nın Kara Yazı olarak anılan ve en az 34 kişiyi, tahminen üç milyar hayvanı öldüren ve 186.000 kilometre kare alanı kavuran, belirleyici sembollerden biri haline geldi.

Bu tür vahim orman yangınları uzun süredir manzaranın bir parçası olmasına rağmen, daha sık, daha yaygın ve daha yoğun hale geliyorlar.

Son beş yılda, yılda ortalama, 2 bin 771 yangında 11 bin 819 hektar orman yandı. Önceki beş yılın yıllık ortalaması ise 2 bin 492 yangında 6 bin 372 hektar kül oldu. İlk beş yıllık dönemde yangın başına düşen yanan alan miktarının yıllık ortalaması 2,42 hektar iken bu oran son beş yıllık dönemde yüzde 72,3 artarak 4,17 hektara ulaşmış.

Çevre Koruma Ajansı tarafından doğal afetler olarak sınıflandırılmalarına rağmen , orman yangınlarının sadece yüzde 10 ila 15’i doğada kendiliğinden meydana gelir. Diğer yüzde 85 ila 90, gözetimsiz kamp ve enkaz yangınları, atılan sigaralar ve kundaklama dahil olmak üzere insanların yarattığı nedenlerden kaynaklanmaktadır.

İklim Krizi

ABD Küresel Değişim Araştırma Programı’nın 2017 tarihli bir raporu, son on yılda “orman yangını aktivitesinde derin bir artış” kaydedildiğini açıkladı. Orman yangını riskini arttıran etmenler olarak daha sıcak, daha kuru hava koşullarından dolayı artan kuraklık gösterildi.

Hacettepe Üniversitesinde yangın ekolojisi konusunda uzmanlaşmış biyoloji profesörü Çağatay Tavşanoğlu, Akdeniz havzasındaki yangınların her yıl meydana geldiğini, ancak bu yılki yangınların boyutunun bir uyarı olması gerektiğini söyledi.

Tavşanoğlu, “Birçok yangın söndürülemedi ve kuru rüzgarların etkisiyle çok hızlı yanma oldu. Bunlar, iklim değişikliğinin gelecekte Akdeniz bölgesine ne yapacağının sadece ilk belirtileri.” dedi. 

2018’de Nature’de yayınlanan bir makaleye göre, küresel sıcaklık artışını 3 derece gösteren modeller göz önünde bulundurulduğunda, Güney Avrupa’da her yıl yanan alan ortalamasının iki katına çıkması bekleniyor.

Bunların yanı sıra araştırmacılar, Paris İklim Anlaşmalarının hedeflediği ısınma oranı olan 1.5 derecenin altında kalsa bile, yüzde 40 daha fazla arazinin yanabileceği konusunda uyardı.

İhmal ve Dikkatsizlik

Ülkemizdeki orman yangınlarının oluşma nedenlerine bakıldığında % 38’inin ihmal ve dikkatsizlikten meydana geldiği görülür.

Dikkatsizlik ve ihmal sonucu çıkan yangınların bilinen nedenleri olarak ormana sönmemiş sigara kibrit atılması, anız yakılması gibi tarım alanlarında istenmeyen otların yakılarak temizlenmesi, çocukların ormanda ateşle oynamaları, ve orman içinde ve kenarında çöplerin yakılarak imha edilmesi gösterilebilir.

Elektrik tellerinin kopması ve bakımsız trafoların çıkardığı kıvılcımlar ise ormanlarımızın sağlığı açısından ciddi sorunlara sebep oluyor. Düşen elektrik hatları, orman yangınlarının en önemli nedenleri arasında yer alıyor ve Kaliforniya’daki orman yangınlarının en yaygın üçüncü nedeni olarak sıralanıyor. Bazı durumlarda, kıvılcım oluşturmak için yalnızca bir ağaçtan düşen ve bir elektrik hattına çarpan bir dal yeterlidir. Orman yangınlarının yaklaşık %10’u, Kaliforniya’da yılda yaklaşık 400 yangına denk gelen düşen elektrik hatlarından kaynaklanmaktadır.

Göz At
kutup ayılarının

Bunlara ek olarak arı kovanlarının tütsülenmesinde kullanılan ateşin ormana söndürülmeden atılması, piknik amacıyla, yemek pişirmek su ısıtmak amacıyla yakılan ve terk edilen ateşler, ateşli silah tatbikatları, havai fişeklerin ormana düşmesi, yol ve benzeri inşaatlarda patlayıcı maddeleri ateşleyecek fitilin otları tutuşturması, kireç ve kömür ocaklarının yakılması ve trafik kazalarında yanan araçlar orman yangınlarına sebep olan diğer durumlardır. 

Kasten Çıkarılan Yangınlar

Ülkemizdeki yangınların % 12’sinin ise kasten çıkarıldığı bilinmektedir. 

Bilinçli olarak çıkarılan bu yangınların sebepleri olarak terör eylemleri, yerleşim yeri, tarla otlak kazanmak, ormanda yapılan kanunsuz işleri örtbas etmek, başka tarla sahibini zor durumda bırakmak, ormanlarda yaşayan yabani hayvanları uzaklaştırmak, iş temin etmek ve yol yaptırmak gösterilebilir.

Bugün ekolojik duyarsızlık sadece ormanların korunması konusunda değil, hayatın doğal akışının tamamında kendini göstermekte. 

Belki çoğumuz bir kibritle koca bir ormanı yakacak kötülüğü içimizde barındırmıyoruz. Ama plastik kullanımımızı azaltmadığımızda, karbon salınımını önemsemediğimizde, bitkisel gıdalar tüketmeyi öncelemediğimizde fitili ateşlemiş oluyoruz. Belki hemen o anda değil, fakat bir süre sonra doğa talanına yaptığımız katkı görünür hale geliyor.

Günümüzde tüm Akdeniz havzasında -Türkiye, İspanya, Lübnan, Yunanistan vs.- , Amerika’da, Avustralya’da ve hatta Sibirya’da çıkan ciddi yangınlar gözümüzü iklim krizine çevirmemiz gerektiğini gösteriyor. Sıcaklık ortalamasının artmasının etkisiyle nem oranı dünyanın her yerinde büyük ölçüde azaldı. Bu da ağaçların ve orman altı bitki örtüsünün iyiden iyiye kuruyup bir kıvılcımla dev yangınlara dönüşme potansiyeli arttırdı. 

Bu yüzden tam da şu anda hala yapabileceğimiz bir şeyler varken elimizi taşın altına koymaktan imtina etmeyelim.

Ormanlarımızı birlikte koruyalım, yeşil kalalım!

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön