Okuduğum
Mutluluk ile İlgili Yanlış Bilinenler | 3 Mutluluk Miti

Mutluluk ile İlgili Yanlış Bilinenler | 3 Mutluluk Miti

Mutluluk Mitleri

“Terfi aldığım zaman mutlu olacağım.”

“Hayatıma biri girerse mutlu olacağım!”

Bu ifadelere benzer “Şimdi mutlu değilim ama x,y,z olunca mutlu olacağım.” gibi cümlerleri kendi kendinize kaç kere kurmuşsunuzdur?

Pozitif psikoloji bilimi bize bu yaklaşımın aslında doğru olmadığını açıklıyor. Bu alanda yapılan araştırmalar; bireylerin mutluluk seviyesinin bu tarz olgulara değil, zihinsel olarak durumları algılama biçimine bağlı olduğunu gösteriyor.

Hayatımıza eklenen olumlu detaylar, bizi tabii ki mutlu edebilir ama etkisi yalnızca bir süre devam eder ve sonra eski mutluluk seviyemize geri döneriz. Literatürde bu durum hedonik adaptasyon ile açıklanır. Mutluluğumuzu durumsal olgulara bağlamak yerine yaklaşım tarzımızı geliştirirsek, duygularımız üzerinde olumlu bir etki yaratabiliriz.

Ünlü felsefeci William James’in sözlerini hatırlayacak olursak; “Dahil olmayı (ilgimi vermeyi) seçtiğim şey bireysel tecrübemi oluşturur.” ya da “My experience is what I agree to attend to.”

Dahil olmayı (ilgimi vermeyi) seçtiğim şey bireysel tecrübemi oluşturur.

William James

Odağınızı yönlendirerek duygularınız üzerinde etki yaratabilirsiniz. Sahip olmadığınız şeylere odaklanmak yerine kasıtlı (intentionally) olarak hayatınızda sahip olduğunuz şeylere odaklanarak mutluluk seviyeniz üzerinde etki yaratabilirsiniz.

Gelin biz işe önce bu konuyla ilgili yeni yaklaşımları keşfederek başlayalım:

Çok param olunca mutlu olacağım…

2008 yılında loto kazananlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; loto kazanmak mutluluk seviyesini ilk 6 ay için arttırsa da, 6 ay sonra loto kazanan evlerde (household) mutluluk seviyesi o paraya sahip olmadan önceki mutluluk seviyesine geri dönüyor. Yani para yalnızca kısa bir süreliğine mutluluk seviyesini yükseltiyor ve bu durum kalıcı olmuyor.

Şunu da not etmekte fayda var; belirli bir miktardan sonra para bu etkiyi yaratır.

Yani, temel ihtiyaçlarınızı rahat bir şekilde karşılayabildiğiniz, kendinizi güvende hissettiğiniz bir yaşam sürüyorsanız, daha fazla paranın mutluluğunuz üzerinde bir etkisi olmayacaktır!

Hedeflerinize ulaştıktan bir süre sonra hedonik adaptasyon devreye girer, içinde bulunduğunuz duruma adapte olursunuz ve dört gözle beklediğiniz bu durum size aynı seviyede mutluluk getirmemeye başlar. Fotoğraf | Unknown
Terfi alınca, başarıya kavuşunca mutlu olacağım!

Beynimiz başarı tanımını ve sınırlarını her seferinde yeniden belirlemek, yeniden tanımlamak üzerine tasarlanmış.

Diyelim hedefiniz A noktasına ulaşmaktı ve başardınız. Tabii ki başlangıçta bununla ilgili iyi hissedip, mutlu olabilirsiniz. Ancak, bir süre sonra hedonik adaptasyonun da devreye girmesiyle, içinde bulunduğunuz duruma adapte olursunuz ve dört gözle beklediğiniz bu durum size aynı seviyede mutluluk getirmemeye başlar. Beyniniz hedefine ulaştıktan sonra ikinci hedefini belirlemeye ve sonra o hedefe nasıl ulaşacağını planlamakla meşgul olur. Bu kez de kendinizi A+2 noktasına ulaşmak isterken bulabilirsiniz…

Göz At
Endişeyi nasıl yönetiriz?

Beynimizin bu adaptasyon yeteneği çoğu zaman bize fayda sağlasa da bu durumda başarınızdan aynı derecede mutlu olmamanıza sebep olur. Bunun yerine başarılarınıza karşı daha farklı yaklaşarak, varış noktası üzerinden değil, yolculuğunuz üzerinden bir değerlendirme yaparsanız ne kadar ilerleme kaydettiğiniz konusunda algınızı sabit tutarak mutluluk seviyenize katkı sağlayabilirsiniz.

Sürdürülebilir sevgililer günü
Araştırmalar bize ilişkilerin her zaman mutluluk anlamına gelmediğini gösteriyor. Fotoğraf | Unknown
Romantik bir ilişkim olduğunda mutlu olacağım!

Araştırmalar bize ilişkilerin her zaman mutluluk demek olmadığını, bekar bir hayat süren bireylerin de aynı mutluluk seviyesine sahip olabileceğini gösteriyor.

Bekar bireyler, evli çiftlere göre daha düşük bir mutluluk seviyesine sahip değiller. Bekar kişiler, hayatlarındaki diğer ilişkilerinden ve ilgi alanlarından (pursuit) faydalanarak yaşamlarına mutluluk ve anlam katabilirler.

Hatta, mutsuz bir ilişkide olan bireyler, bekar bir hayat yaşayanlara göre daha düşük bir mutluluk seviyesine sahip olurlar.

Bu durumda önemli olan; kişinin toplumunun yarattığı algılardan bağımsız kalmayı başararak içinde bulunduğu durumu daha bütünsel bir yaklaşımla değerlendirmesidir.

Hedodnik adaptasyonunuzu kontrol altında tutabildiğiniz, güzellikleri ve olumlu olguları fark edip bunlara teşekkür edebildiğiniz bir yaklaşım tarzına sahip olabilmek mutluluğunuza katkı sağlayacak temeli oluşturur. Bunu pekiştirmek için en güzel yöntem düzenli olarak teşekkür etme pratiği yapmak olacaktır.

Mesela bugün kendinize “Hayatımda teşekkür edebileceğim, iyiki var diyebileceğim neler var?” sorusunu daha sık sorarak işe koyulabilirsiniz!

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön