Okuduğum
Mutfakta Gıda İsrafına Neden Olan 9 Hata

Mutfakta Gıda İsrafına Neden Olan 9 Hata

gıda israfı

Küresel gıda israfının boyutları ve neden olduğu kaynak tüketimi konusunda bilinçlendiğinizden beri buzdolabınızın ücra bir köşesinde bozulmuş küçük bir salatalık gördüğünüzde gözleriniz dolmaya mı başlıyor?

Cevabınız evet  ise başınızı sallayın, web sitemize yerleştirdiğimiz çerezler sayesinde… Hayır hayır, tabii ki sizi göremeyiz; şaka yapıyoruz başınızı sallamayı bırakın!

Bizim bu soruya cevabımız; evet! Artık buzdolabımızdan (veya kilerimizden) hiçbir gıda ürününü çöpe atmak istemiyoruz. Muz kabuklarından sandviç yapıyoruz, filizlenmiş patatesleri ekiyoruz, limon çekirdeklerini filizlendiriyoruz ve tüm bunlara rağmen buzdolabından bozulmuş bir salatalık, küflenmiş bir salça kavanozu çıkınca tek kelimeyle bozguna uğruyoruz (iki kelimeyle demeliydik)!

Peki nerede, ne zaman ve neyi yanlış yapıyoruz?

Sizin için evde gıda israfına neden olabilecek 9 sık yapılan yanlışı aşağıda derledik, eğer yukarıda bahsettiğimiz durumla karşılaşıyorsanız bunlardan birini yapıyor olmanız oldukça olası! (Bizim en sık yaptığımız hata üçüncü başlık!😬)

Market Alışverişine Açken Gitmek (Aka. Açken Sen Sen Değilsin! Sendromu)

Acıktığınızda market alışverişi yapmak iyi bir fikir gibi gözükebilir ancak gerçekler pek de öyle değil!

Aynı acıktığımızda ihtiyacımız olduğundan daha çok yemek istediğimiz gibi açken gıda alışverişi yaptığımızda da ihtiyacımız olandan daha fazla ürün satın alabiliyoruz. Bunları tüketmek için net bir planımız olmadığı için bu davranışımızın sonucunu birkaç gün veya hafta boyunca dolabımızda bekledikten sonra kaderlerine razı olup çöpe atılan sebzeler, meyveler, otlar ve diğer gıdalar ödüyor.

Kısacası siz siz olun karnınızı doyurmadan markete veya gıda servisi yapan kurye uygulamalarına girmeyin!

İndirimde Olduğu için Gıda Satın Almak

Listenizi yaptınız, karnınızı doyurdunuz, markete gittiniz, sepetinizi doldurdunuz ve başarılı bir şekilde kasada ödeme yapma noktasına geldiniz.

Satın aldığınız malzemeleri bez çantanıza yerleştirirken görevli kasiyer tam anlayamadığınız bir şey söyledi, “Efendim?” diye cevap verdiniz. Oreo kurabiyelerde indirim olduğunu söylüyormuş.🙈 Yaklaşık altı aydır paketli bir gıda görmeyen mideniz de bu kısa sohbete kulak misafiri oldu ve beyninize bazı sinyaller gönderdi, beyniniz de ağzınıza bazı sinyaller gönderdi ve saniyeler içinde kendinizi şu kelimeleri söylerken duydunuz; “ Tamam, alayım!”.

Hayır!

Almayın! Market alışverişi yaparken sadece indirimde olduğu için tüketmeyeceğiniz gıdaları satın almayın, o Oreo paketine ne olduğu siz de bizim kadar iyi biliyorsunuz; eve gittiniz bir kahve yaptınız lise yıllarınızı size hatırlatacağı umuduyla Oreo paketinin açtınız içinden 2 kurabiye yediniz kendinizi peki iyi hisetmediniz paketi dolaba kaldırdınız ve bir daha yemeye yeltenmediniz.

Şimdi bu yazıyı okurken gidip o talihsiz Oreo paketine ne olduğuna bakın! Yerinde değil, değil mi? Çünkü birkaç gün önce bozulduğunu düşünerek onu çöpe atmıştınız…

Bu küçük örnekten de anlayacağımız üzere sadece indirimde olduğu için gıda satın almak hiç ama hiç iyi bir fikir değil!

Beslenme Planınızın Olmaması

Her sabah güneşi selamlayıp huzur dolu bir gün geçireceğinizi hayal ederek kahvenizi yudumluyorsunuz ancak her şey laptopunuzu açıp e-postalarını kontrol etmenizle değişiyor mu?

Saatleri takip etmeyi bıraktığınızda bir bakıyorsunuz akşam olmuş (evet öğle yemeğini bile kaçırmışsınız!) aslında akşam yemeği için dolaptaki ıspanakları pişirmeyi düşünmüştünüz ama şimdi onları yemek isteyip istemediğinizden emin bile değilsiniz, hem nasıl bir yemek yapacaktınız ki? Ve en önemlisi ıspanakları yıkamakla bu saatten sonra kim uğraşacak? Bu senaryo aynı hafta boyunca üst üste birkaç defa yaşandığında dolaptaki ıspanakların pek de yıkanacak halleri kalmayabiliyor!

Bu durumun önüne geçmek için yapabileceğiniz en önemli şey plan yapmak! Evet, hafta boyunca hangi gün ne yiyeceğinizi planlamaya çalışın (her planda olduğu gibi bu planda da aksilikler olabilir) ve bu plana göre alışveriş yapın. Örneğin eğer ıspanak yemeniz gerektiğini düşünüyorsanız hiç denemediğiniz bir ıspanak yemeği tarifini ailenizle beraber keşfedin!

Kronikleşmiş Düzensiz Buzdolabı

Hani o aylar önce satın alıp içinden birkaç kaşık salça kullandıktan sonra buzdolabınızın en arkasına özenle yerleştirdiğiniz neredeyse ağzına kadar dolu olan domates salçası kavanozu var ya; o artık yok!

Çünkü siz onu buzdolabının en arkasında tek başına kaderine terk ettiğiniz için bozuldu… (Kelime oyunu değil gerçekten bozuldu!)

Şimdi salçayı kavanozdan çıkarıp çöpe atacak (veya kompost kutunuza), cam kavanozu ise geri dönüşüm kutunuza göndereceksiniz. Peki salçayla ilişkiniz böyle bitmek zorunda mıydı?

Cevap tabii ki hayır! Satın aldığınız paketli ve konserve ürünleri son kullanma tarihlerini ve bozulma sürelerini göz önünde bulundurarak buzdolabının merkezinde tutun ve asla arkalara yerleştirmeyin. Bu sayede onlarla sürekli göz teması kurarak onları değerlendirebileceğiniz yemekler planlayabilirsiniz! Son kullanma tarihi en yakın olanları en erken tüketmeye dikkat etmenizi öneririz.

Mantarları yıkayıp da mı saklasak, yıkamadan mı saklasak? Fotoğraf | Martha Stewart
Sebze Meyveleri Yanlış Bir Şekilde Temizlemek

Covid-19 hayatınıza girdiğinden beri eve giren canlı cansız herşeyi beyaz sabun ile yıkayan bir anneniz varsa kontrolünüz altında olmayan sebeplerle gıda israfına katkı sağlıyor olabilirsiniz!

Bazı meyve ve sebzelerin ne zaman yenmeye hazırlandığı çok fark etmese de bazı türler erken yıkanma gibi durumlarda hızla bozulabiliyor. Manavdan alınırken taptaze ve kıpkırmızı gözüken çilekler erken yıkandıkları için aynı akşam yumuşamış ve bozulmaya yüz tutmuş olabiliyor.

Meyve ve sebzeleri (ve mantarları) yıkayıp yenmeye hazırlamadan önce yıkanmaya nasıl tepki verdiklerini araştırın, bu sayede onları  ve manavı ev halkının “Çilekler kötüymüş.” gibi haksız ithamlarından koruyabilirsiniz.

Yarın sabah meditasyonunda mantra’nız “Bir daha çöpe muz atmayacağım.” olsun! Fotoğraf | Suzanne Saroff via Pinterest
Muzları Çöpe Atma(k)

Şimdi sağ elini havaya kaldır ve bizimle tekrar et “Bir daha asla -ama asla- bir muzu çöpe atmayacağıma yemin ederim.”

İhtiyacın olandan fazla muzun varsa ve muzlarını paylaşabileceğin kimsen yoksa onları derin dondurucuya atabilirsin. Sonra istediğin zaman çıkarıp lezzetli smoothie’ler, vegan dondurmalar hazırlamak için kullanabilirsin…

Kabuklarını kompost kutuna göndermeden önce bitki besini yapabilir, baharatlarla marine edip muhteşem sandviçler hazırlayabilir, hatta ve hatta son zamanlarda TikTok ve Instagram’da karşımıza sık sık çıkan muz kabuklu muffin ve kurabiyelere bir şans tanıyabilirsin!

Göz At

Ama ne yapmamalıyız?

Onları çöpe atmamalıyız.

Pörsümüş Sebzelere Erken Veda Etmek

Su kaybı yaşamış sebzelerden de 30 yaşından sonra kolajen kaybetmeye başlayan cildimiz kadar nefret ediyoruz…

Oysa aynı cildimiz gibi onları doğal yöntemlerle beslemek ve yemeye devam etmek (metafor cümlenin bu kısmına uygun değil haklısınız😊) mümkün! Çünkü çoğu sebze yüzeylerindeki gözeneklerden su kaybettiği için yumuşuyor! Tek yapmanız gereken kaybettikleri suyu onlara geri vermek, yumuşayan havuçlarınızı nasıl canlandıracağınızı öğrenmek için bu link’e tıklayabilirsiniz.

Eğer sebzelerinizi kurtarmanız mümkün gözükmüyorsa onları hemen pişirin, çiğken yumuşamış ve iştah açıcı gözükmeyen birçok sebze ile lezzetli yemekler yapmanız son derece mümkün…

Taze otları doğru yöntemler saklayarak ömürlerini uzatabiliriz! Fotoğraf | Lux Stockholm via Behance
Otları Yanlış Saklamak

Mutfakta kullandığınız taze otları onları satın aldığınız kese kağıtlarında saklamak yerine eve gelir gelmez su dolu kavanozlara yerleştirin veya ıslak mutfak havlularına sarın. Bu sayede buz dolabındaki ömürlerini birkaç katına çıkarabilirsiniz! Taze otları değerlendirebileceğiniz bir tarif bulamıyorsanız veya ihtiyacınız olandan fazla satın aldıysanız onları doğrayıp buz küplerine dönüştürün ve zamanı geldiğinde kullanın…

Neyi Çöpe Attığının Farkında Olmama Rahatsızlığı

21. yüzyıl insanlarında sıkça rastlanan bu sorun özellikle şehirli bireylerde görülen gıdanın nereden geldiğini bilmeme sendromu olarak da adlandırılır.

Buzdolabında bozulan bir havucu -geldiği yerde ondan milyonlarca ton daha olduğu ve gıda üretim sisteminin kusursuz bir şekilde işleyen bir makine olduğu inancıyla- hiç düşünmeden çöpe atan bireylere bu sendromun üstesinden gelebilmeleri için balkon veya bahçelerinde bir adet havuç yetiştirmelerini öneriyoruz…

Çöpe attığımız her sebze ve meyvenin toprak, su ve emekçi eller tarafından özenle yetiştirildiğini unutmayalım. Bu durumun üstesinden gelmek için bu hafta çöpe hangi gıda maddelerini attığınızı bir kağıda yazın ve bu miktarı nasıl azaltabileceğinizi düşünün…

Çöpe attığınız malzemelerle başka bir yemek yapabilir miydiniz? Önceki akşam pizza sipariş etmek yerine onları kullanarak bir yemek hazırlasanız şimdi çöpte olacaklar mıydı?

Ertesi hafta aldığınız notları göz önünde bulundurarak daha az gıdayı çöpe atmayı hedefleyin ve hafta sonunda yine hangi malzemeleri çöpe attığınızı not alın…

Önceki hafta çöpe attığınız malzemelerle benzerlik gösteriyorlar mı? (Eğer öyleyse belki bu malzemelere ihtiyacınız yoktur.) Bu sefer onları çöpe atmanıza neden olan durum neydi?

Alışveriş ve yemek rutininizi iyileştirene kadar bu egzersize zaman ayırın, çöpe yiyecek atmayacağınız günler çok ama çok yakın!

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön