Okuduğum
Gelişmekte Olan Ülkeler Karbon Emisyonlarını Azaltmak İçin Neler Yapıyor?

Gelişmekte Olan Ülkeler Karbon Emisyonlarını Azaltmak İçin Neler Yapıyor?

Sürdürülebilirlik adımları

Küresel ısınmanın ve kaynakların tükenmesinin somut sonuçları görünür olmaya başlayınca gidişata dur demek için kırmızı alarm verildi!

Dünyanın dört bir yanındaki ülkeler, karbon emisyonlarını azaltmak için “Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar” (NDC) adı verilen planları gündemlerine aldılar. Gelin Dünya için harekete geçen bu ülkelerden bazılarına her birlikte göz atalım!

Suudi Arabistan karbon emisyonu
Suudi Arabistan fosil yakıtlardan kurtulmanın hem politik ve ekonomik hem de çevresel bir zorunluluk haline geldiğini yavaş yavaş kabul ediyor gibi görünüyor!
Suudi Arabistan

Suudi Arabistan -dünyanın en büyük endüstriyel atık sorumlusu olan devlete ait petrol şirketi Aramco’nun memleketi- uluslararası müzakerelerde diğer enerji üreten devletlerle iş birliği yaparak iklim krizinin çözümüne ket vurduğu için herkesin radarındaydı.

Bu yüzden Suudi hükümeti mütevazı bir adım atarak 2030’a kadar emisyonlarını 130 milyon ton CO2’ye eşdeğer olacak şekilde azaltacağını açıkladı. Fakat ne yazık ki bu kararın arkasında şeffaflık problemi baş gösteriyor! Çünkü krallık mevcut emisyonlarına ilişkin herhangi bir resmi rapor yayınlamadı. Bu sebeple, bağımsız değerlendirmeler -mevcut yetersiz bilgilere dayanarak- ülkenin sözünü yerine getirme yolunda olmadığı çıkarımında bulunuyor.

Yine de genç veliaht prens Muhammed bin Salman’ın etkisiyle, kaynakların sonsuz olmadığını, talebin düştüğünü ve dünyanın “daha az yıkıcı alternatifler” aradığını kabul ederek önümüzdeki dönemde petrole olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.

Bu amaçla, 2030 yılına kadar krallığın enerjisinin %50’sini yenilebilir kaynaklardan üretme ve 10 milyar ağaç dikme planları da dahil olmak üzere umut tazeleyici bir dizi inisiyatif duyurdu. Dahası Prens Muhammed, yaptığı bir açıklamada iklim krizi ile Suudi vatandaşların sağlığı arasında doğrudan bir bağlantı kurarak devletin çevre sorunlarına yönelik tutumunda potansiyel bir değişiklik olacağının sinyalini verdi!

Analistler, Suudi emisyonlarında ciddi kesintiler elde etmenin siyasi açıdan önemli değişiklikler gerektireceği görüşünde. Ancak bu Körfez devleti, fosil yakıtlardan kurtulmanın hem politik ve ekonomik hem de çevresel bir zorunluluk haline geldiğini yavaş yavaş kabul ediyor gibi görünüyor!

Güney afrika karbon emisyonu
Güney Afrika emisyon azaltma hedefine ulaşmak için 2018 ve 2019’da yılda yaklaşık 2 milyar dolar harcadı.
Güney Afrika

Güney Afrika, Mart 2021’de yayınladığı NCD taslağında, 2030’a kadar yıllık sera gazı emisyonlarını 398- 440 milyon ton CO2 ile sınırlandırmak gibi iddialı hedefi duyurdu. Ancak analistler, gücünün %85’ini kömür tedarikinden sağlayan devletin taahhüdü hakkında endişeli.

Maden kaynakları ve enerji bakanı Gwede Mantashe, önceki ay, kömürden elektrik üretiminden geçişi hızlandırmak için yenilenebilir enerji girişimlerine 2 milyar sterlinlik bir yatırım yaptıklarını açıkladı. -En azından güncellenen taslaktaki birtakım kararlar uygulanıyor.-

Güney Afrika İklim Adaleti Koalisyonu sekreteri Dr. Alex Lenferna ise “Güney Afrika’nın hedefi çok zayıf… Hükümetin açıklamalarına göre daha onlarca yıl kirletmeye devam edecekler ancak, dünyayı kirletme hızları daha önce yaptıklarından biraz daha az olacak!” ifadelerini kullandı.

Güney Afrika, son yıllarda –en az 5 yıl daha devam edeceği tahmin edilen– ekonomiye darbe indiren elektrik kesintileriyle mücadele ediyor. Ülke emisyon azaltma hedefine ulaşmak için 2018 ve 2019’da yılda yaklaşık 2 milyar dolar harcadı. Ancak öyle görünüyor ki, NDC’de belirttikleri hedefleri gerçekleştirebilmek için 2030’a kadar yılda bu miktarın 4 kat fazlasına ihtiyaç duyulacak!

Climate Action Tracker, Çin’in taahhütlerini “son derece yetersiz” olarak nitelendiriyor.
Çin

Çin’in lideri Xi Jinping, Eylül 2020’de Çin’in 2030’dan önce karbon emisyonlarını en alt düzeye indirmek için NDC taahhütlerini arttıracağına söz verirken bu hedefe nasıl ulaşacaklarına dair ayrıntıları henüz açıklamadı.

Vadettikleri hedeflere rağmen, Climate Action Tracker, Çin’in taahhütlerini “son derece yetersiz” olarak nitelendiriyor. Mart ayı sonunda açıklanan Greenpeace bulguları, 2020 yılında 46,1 GW yeni kömür kapasitesinin, önceki üç yılın toplamından daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında Çin pek de sözünde durmuyor gibi gözüküyor…

Ancak geçtiğimiz hafta, ABD ve Çin tarafından yayınlanan ortak açıklama, iyimserlik için yeşil ışık yaktı! Görüşmelerde emisyon karşıtı uygulamalarda ABD ve Çin iş birliğine dair çok net bir mesaj verilmiş.

Sürdürülebilirlik adımları
Bir zamanlar uluslararası iklim lideri olarak kabul edilen Meksika’nın günümüzdeki devlet başkanı Andrés Manuel Lopez Obrador temiz enerjiye karşı bir tutum benimsiyor!
Meksika

Meksika bir zamanlar uluslararası iklim lideri olarak kabul ediliyordu. 2015 yılında NDC sunan -bunu yapan ilk gelişmekte olan ülke- Meksika, 2030’a kadar sera gazı emisyonlarını %22 ve karbon emisyonlarını %51 azaltmayı taahhüt etti.

Ancak NDC 2020, ülkenin daha iddialı hedefler peşinde koşmadığını söyleyen iklim aktivistlerini hayal kırıklığına uğrattı. Meksika’daki NDC’yi tamamen yetersiz” ve “hayal kırıklığı olarak nitelendiren Doğal Kaynakları Savunma Konseyi’nden Carolina Herrera, “Başlangıç için daha hırslı olmalılardı.” dedi.

Meksika’daki NDC, kıyı şeridini koruma ve ağaçlandırma gibi doğa temelli çözümlerin yanında hidroelektrik santrallerinin yenilenmesi projelerini de içeriyor.

Ancak -ne yazık ki- devlet başkanı Andrés Manuel Lopez Obrador temiz enerjiye karşı bir tutum benimsiyor! Hükümetin temiz enerji müzayedelerini iptal ettirmenin yanı sıra kongreden geçirdiği elektrik endüstrisi yasasıyla -genellikle kirli olan- elektrik santrallerinden enerji dağıtmaya zorluyor. Başkan ayrıca kömür endüstrisini canlandırma sözü verdi ve güneydoğu Tabasco eyaletinde dev bir rafineri inşasını teşvik etti.

NRDC’nin Latin Amerika Projesi’nde yeşil finans ve iklim değişikliği yönetici olan Herrera, “Yenilebilir enerji yerine, kamu fosil yakıt sektörünü ve kendi vatandaşlarını destekliyorlar.” dedi.

Avustralya

Avustrulya’nın son NDC’si, Paris zirvesinde belirlenen 2030 emisyon azaltma hedefini tekrarladı: 2005 emisyon seviyesinin %26- 28 altına düşmek!

Başbakan Scott Morrison net sıfır emisyon hedefi belirlemedi, yalnızca ülkenin 2050 yılına kadar “tercihen” bu hedefe ulaşacağını söyledi. Fakat bunun nasıl mümkün olabileceği çok da açık değil! Hükümetin önemli iklim politikaları geliştirmemesinin yanında, resmi hükümet tahminleri, 2030 hedefi olarak kabul edilen oranların gerisinde kalınacağını gösteriyor.

Bunun yanında elbette bazı iyi haberler de mevcut. Ulusal emisyonlar halihazırda 2005’teki seviyenin %18 altında ve ucuz yenilebilir enerji, güç nakil şebekelerine beklenenden daha hızlı bir oranda dönüştürülüyor. Ancak Avustralya hala elektriğin çoğunu kömür yakarak elde ediyor ve ulaştırma, madencilik ve tarım sektörlerinden kaynaklanan emisyonların 10 yıl içerisinde artması bekleniyor.

Morrison hükümeti, iklim krizinin çözümüne yönelik olarak “vergi değil, teknoloji” yaklaşımını benimsediğini iddia ediyor. Fakat bugüne kadar hidrojen, karbon yakalama ve depolama; toprak karbonu dahil olmak üzere bazı yeşil teknolojilere 10 yılda yalnızca 18 milyar dolar taahhüt etti. Bu yaklaşımın nasıl ve ne zaman emisyon oranını düşüreceği ise açık değil!

Sürdürülebilirlik adımları
Brezilya çevre bakanı Ricardo Salles ise, 1 milyar dolar dış yardım alırlarsa, Amazon’un hızlı ormansızlaşmasını bir yılda %40 azaltabileceklerini ifade etti.
Brezilya

2020 NDC, 2005 yılına kıyasla sera gazı emisyonlarını 2025’e kadar %37 ve 2030’a kadar %43 azaltma taahhüdü verdi. Ancak iklim uzmanları, yeni NDC’nin 2015’te sunulan hedeflere kıyasla emisyonu oranını -en az 400 milyon ton CO2- arttırdığı için endişeli!

Uzmanlar, aynı mutlak emisyon seviyesini korumak için Brezilya’nın 2030 kadar kesintileri %57’ye yükseltmesi gerektiğini söylüyor. Jair Bolsonaro’nun hükümeti ise tam tersini düşünüyor! Aralık 2020’de sunulan teklifte “gelişmekte olan bir geç sanayileşme ülkesi olarak Brezilya’nın iklim değişikliğine tarihsel katkısının düşük olduğunu” söyledi. -Tarihsel açıdan bu doğru olsa da bugün içinde yaşadığımız dünyanın iyiliği için herkes elini taşın altına koymalı.-

World Resource Institute’den Carolina Genin, Brezilya’nın geçmişte Amazon’daki ormansızlaşmaya karşı verdiği mücadelede başarılı olduğunu ve bunun ülkenin içinden geçtiği ekonomik krizin hafifletilmesinde kilit faktör olduğunu, ancak son yıllarda resmin çarpıcı bir şekilde tersine döndüğü açıklamasında bulundu.

Çevre bakanı Ricardo Salles ise, 1 milyar dolar dış yardım alırlarsa, Amazon’un hızlı ormansızlaşmasını bir yılda %40 azaltabileceklerini ifade etti.

Kanada

Justin Trudeau hükümeti –iklim şampiyonu imajı yaratarak- 2015 yılında, sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar, 2005’teki seviyenin %30 altına düşürmeyi taahhüt etti.

Göz At
Keşiş yengeç

Ancak gerçek çok farklı! Bu hafta yayınlanan bir rapor, Kanada’nın sera gazı emisyonunun 2005 seviyesinden yalnızca %1 daha az olduğunu gösteriyor. -Bu oran belirttikleri hedefe kıyasla oldukça az.-

Toronto Üniversitesi’nde iklim yönetimi konusunda uzmanlaşmış bir siyaset bilimi profesörü olan Jessica Green, “Trend çok açık: Paris Anlaşması’ndaki hedeflerimizden uzaklaşma yolundayız. Bizi bu hedeflere ulaşma yoluna sokacak adımların ne olduğunu göremiyoruz.” dedi.

Kanada’nın emisyonlarının büyük bir kısmı, dünyanın en büyük petrol rezervlerinden biri olan katranlı kumlarından geliyor. Dahası bu kumlardan gelen emisyonlar her yıl artmaya devam ediyor.

Diğer sanayileşmiş ülkelerin aksine Kanada, emisyon azaltma hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı. Green, politik olarak zorlu olan bu mücadelede fosil yakıtlara bağımlı olan elektrik üretiminin dönüştürülmesi, toplu taşımanın ücretsiz hale getirilmesi ve katranlı kumdan petrol üretme tesislerin kapatılması gibi önlemlerin işe yarayacağı görüşünde.

Sonuç olarak Kuzey Amerika’dan Afrika’ya, Avustralya’dan Asya’ya tüm kıtalar -elbette Avrupa hariç- iklim krizinden sorumlu ve atılan umut verici adımlar olsa da yeterli önlemler alınmıyor diyebiliriz!

Peki Türkiye’de Neler Oluyor?

Türkiye, emisyon oranını 2030 itibariyle en az %21 azaltmayı hedeflemekte.

Şu anda Türkiye enerji talebini doğal gaz ve LNG (%33,9), kömür (%33,7), hidro (%24,6) ve yenilenebilir kaynaklar (%7,8) ile karşılamakta. Dahası Türkiye’nin kömür üretimini arttırmaya yönelik devam eden yatırım planları, dünyanın 2050 yılına kadar enerji sektörünü tamamen dekarbonize etme ihtiyacının tersi yönünde atılan adımlar.

Türkiye, enerji sektöründe büyük oranda fosil yakıt kullandığı için yüksek karbon yoğunluğuna sahip. 2018’deki bir rapora göre karbon yoğunluğu açısından G20 ülkelerinde %2 oranında düşüş olmasına rağmen, Türkiye’de bu oran %2 artmıştır.

Biraz da iyi haberlerden bahsedelim!

Fosil yakıt kullanımına rağmen yenilenebilir enerji üretimi konusunda somut adımlar atan Türkiye umut vadediyor. 2017 yılındaki bir veriye göre G20 ülkelerinin yenilenebilir enerji kullanım oranı %24 iken Türkiye’ninki %29 olarak karşımıza çıkıyor. Dahası birkaç gün önce çıkan habere göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 2021’in ocak- mart ayları arasında devreye giren enerjinin %97,9’unun yenilenebilir enerji kaynakları vasıtasıyla üretildiğini ifade etti.

Bakan Dönmez yaptığı açıklamada “Her geçen gün artan kurulu güç içerisindeki yenilenebilir enerji oranı %100’ü zorluyor. İlk üç ayda devreye giren kurulu gücümüzün %97,9’u yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştu.” dedi.

İklim krizi bütün ciddiyetini korurken önlem almak amacıyla hazırlanan Paris Anlaşması, Türkiye’nin de arasında olduğu 6 ülke tarafından -Eritre, İran, Irak, Libya, Yemen- henüz onaylanmadı. İmzalamayan tek G20 ülkesi olan Türkiye, emisyon azaltmak ve yenilenebilir enerji için gerekli kredileri alması gerektiği görüşünde.

İmzacı olup taahhütte bulundukları salınım oranları için yeterli adımlar atmayan ülkelere kıyasla Türkiye daha dürüst bir politika yürütüyor olsa da dünyanın iyiliği için bunların yetersiz kaldığı açık.

Umarız en kısa zamanda, ulusal ve uluslararası arenada iklim değişikliğine karşı daha somut uygulamalar yürürlüğe girer!

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön