Okuduğum
Geleneksel Tarım Yöntemleriyle Yeni Çiftçilik Örneği

Geleneksel Tarım Yöntemleriyle Yeni Çiftçilik Örneği

tarım

2016 yılında, AB’nin Yaşam Programı‘nın sunduğu mali destekle, İspanya’nın Jaén bölgesindeki 20 zeytin çiftliği, ağaçların arasında çim ve kır çiçeklerinin gelişmesine izin veren rejeneratif tarım modelini benimsemek üzere seçildi. Modeli hayata geçirmek için çeşitli yerel türler dikilerek böcek ve kuş yaşamını teşvik etmek için göletler oluşturuldu.

Jaén Üniversitesinden araştırmacılar ve Olivares Vivos projesinin ortakları olan bilimsel araştırma yüksek konseyi (CSIC), zeytinlik biyoçeşitliliği üzerine odaklanılan bu araştırmada, üç yıl içinde rejeneratif zeytinliklerdeki arı popülasyonunun arttığını fark etti. 20 kontrol korusuna kıyasla arıların sayısı %47, kuşlarınki %10 ve odunsu çalıların sayısı %172 oranında artış gösterdi. 

Ayrıca herbisitlerin, zeytin sineğinin larvalarını yiyen, mahsulün başlıca zararlılarından biri olan böcekleri öldürdüğü de keşfedildi .

Projenin, Tarım ve Toprak Kullanımı Açısında Getirileri Neler?

Jaén’deki Sierra Mágina’da 650 hektar (1.600 dönüm) zeytin yetiştiren Paco Montabes, “Yaptığımız şey geleneksel yollara geri dönmek. Ağaçlar arasında kalan toprağı  sürmemek, daha iyi su tutulmasını sağlayarak erozyonun şiddetinin azalmasına neden olur. Bu uygulamanın etkisiyle bitki örtüsü zemini sünger gibi yapar ve yağmuru emer.” diyerek projenin olası olumlu sonuçlarını aktarıyor. 

Proje koordinatörü, koruma kuruluşu SEO Birdlife’dan José Eugenio Gutiérrez, girişimin hem çevresel hem de ekonomik kaygılardan kaynaklandığını söylüyor. “Yetiştiriciler toprak erozyonu ve biyoçeşitlilik eksikliği konusunda endişeliydiler. Aynı zamanda küresel bir zeytinyağı bolluğu, fiyatları üretim maliyetinin altına ittiği için finansal olarak da acı çekiyorlardı. Çoğu zaman kar edenler sadece şişeleme fabrikası ve perakendeciler oluyordu.” şeklinde durumu açıklıyor.

Olivares Vivos yaklaşımı bir kazan-kazan stratejisi: Zeytinyağının basitçe “ekolojik” olarak sertifikalandırılmasından ziyade biyolojik çeşitliliği artıran koşullarda üretildiği sertifikalandırdığı için biyoçeşitliliğin gelişmesine katkı sağlıyor.

Yetiştiriciler herbisit ve pestisitten tasarruf edip yağlarını yüksek fiyata satabildikleri için, bu plan bölgede destekçi buldu. Gutiérrez, 600’den fazla yetiştiricinin rejeneratif modeli benimsemeye ilgi gösterdiğini söylüyor.

tarım
Rejeneratif Tarım Fikrinin Kaynağı Neydi?

Bazı küçük üzüm bağları uzun süredir yenileyici tarım uygulamalarını benimsemişti. Bunun yanı sıra, şimdi büyük şarap üreticileri de tarım yapma şeklinde güncellemeye gidiyor. İspanya’nın en büyük şarap üreticisi Torres , Jaén’in 750 km kuzeyindeki Penedès’in şarap üretim bölgesinde , karbon ayak izini azaltmanın yollarını ararken yenileyici yaklaşımı benimsiyor.

Şaraphaneden sorumlu olan Miguel Torres, “Bağlarımızın çoğunda organik bağcılık sertifikasına sahip olmamıza rağmen, yeterince yapmadığımıza dair bir his vardı” diyor.

Geleneksel olarak, yabani otlardan kurtulmak ve toprağı yağmura açmak için toprak, asmaların arasına sürülür. Bu uygulama erozyona katkıda bulunmanın yanı sıra, biyolojik çeşitlilik eksikliğine ve daha sonra yapay olarak yenilenmesi gereken besinlere ihtiyaç duyan zayıf topraklara yol açıyor.

Göz At
Epicurious

“Organik bağcılık kuralları karbon ayak izinden bile bahsetmiyor, yani traktörü istediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Emisyonlarımızı azaltmamız gerektiğini düşünüyoruz.” diyor.

Geliştirilen duyarlılık sonucunda karbon ayak izi şişe başına %34 oranında azaltıldı. Gelecek dönemlerde, çoğunlukla şarap yapım sürecinde uygulanan enerji verimliliği önlemleriyle bu oranı %60’a çıkarmayı hedefliyorlar.

Torres, iklim kriziyle mücadelenin ön saflarında ağaç dikme olsa da, dünyanın 7,4 milyon hektarlık üzüm bağları yenileyici modeli benimserse, etkinin çok büyük olacağını söylüyor.

Yakınlarda, Parés Baltà şaraphanesinde görev alan Marta Casas daha da ileri gidiyor. Rejeneratif bağcılığın, hayvanları, toprağı ve ürünü birbiriyle ilişkili tek bir sistemin parçası olarak gören daha bütünsel biyodinamik yaklaşıma doğru büyük bir adım olduğuna inanıyor.

Bugün dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde gözlemlediğimiz küresel katastrofiyi tersine çevirmek için büyük bir efor harcamamız gerekmekte. Rejeneratif tarım, vahşileştirme çalışmaları gibi örneklerle ekolojik duyarlılığın geliştirildiği, doğaya karşı değil doğayla birlikte hareket edilen çalışmaların yaygınlaşması dileğiyle!

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön