Okuduğum
Beden Olumlama Hareketi Toksik Olabilir Mi?

Beden Olumlama Hareketi Toksik Olabilir Mi?

beden olumlama

The Body Positivity Movement” – yani beden olumlama hareketi – New York’ta yaşayan Bill Fabrey adında bir adamın, eşinin kilolu vücudu sebebiyle ayrımcılığa uğradığını fark etmesiyle başladı. Bunun sadece kendi eşine uygulanan bir davranış biçimi olmadığını düşünen Bill, etrafındaki insanları bu konu hakkında bilgilendirmeye başladı ve zaman içinde bir grup oluşturarak The National Association to Aid Fat Americans’ı -bugünkü adıyla National Association to Advance Fat Acceptance– kurdu. 

Şişman hakları hareketi 2000’li yıllara kadar büyümeye devam etti, ancak o yıllarda body positivity terimi henüz kullanılmıyordu. Sosyal medyanın insanların vücutları nedeniyle zorbalığa uğradıkları bir alan haline gelmesi ile bugün hepimizin aşina olduğu body positivity terimi ortaya çıkarak yıllar içinde tüm vücut tiplerini kapsayan küresel bir harekete dönüştü.

Peki güzel amaçlarla başlayan bu hareket “toksik” olabilir mi?

Şarkıcı Lizzo son dönemde yayınladığı TikTok’ta bir soruna dikkat çekti. Beden olumlama hareketi büyük beden kadınların toplumda dışlanmalarının önüne geçmek için başlatılmış olsa da, günümüzde her bedenden insan bu akıma dahil olabiliyor ve hareketin çıkış noktası olan büyük beden kadınlar beden olumlamanın faydasını yeterince göremiyor.

Akımın büyük markaların ve influencerların etkisiyle şekillenmesi sonucunda artık medyada büyük beden kadınlardan çok “medium” beden kadınları kapsayan içerikler görüyoruz. Toplumda şişman insanlara karşı önyargılı ve ayrımcı tutum ne yazık ki hala devam ediyor…

Değişim Kabul Edilebilir Olmalı

Vücudumuzda değişiklik istiyorsak bunu yapabilmeliyiz.

Son dönemlerde sağlıkları için kilo verme sürecine giren Lizzo ve Adele oldukça olumsuz tepkilerle karşılaştılar. Karşılaştıkları tepkinin nedeni kilo verme çabalarına bakılarak beden olumlama hareketini artık desteklemedikleri çıkarımının yapılmasıydı.

Oysa ki değişim kabul edilebilir olmalı.

Büyük beden bir kadının bedeninde rahat hissetmesi ne kadar doğalsa değişim isteyen bir kadının kendini daha iyi hissedeceği bir vücuda sahip olmak için çaba göstermesi de o kadar doğal…

Toksik olumlama nedir?

Dr Jaime Zuckerman’a göre toksik olumlama kişinin hissettiği duygusal acıya veya yaşadığı zor duruma rağmen kendini olumlu düşünmeye zorlamasıyla ortaya çıkan bir durum.

Bu tarz bir yaklaşım, yaşadığımız olumsuz duyguları yok saymamıza sebep olabiliyor. Beden olumlama hareketi de negatif duygulardan arınıp vücutlarımıza sadece pozitif bir bakış açısıyla bakmamızı savunuyor.

Peki buradaki sorun ne?  

Duygularımız karşılaştığımız olaylara ve durumlara karşı verdiğimiz tepkiler. Onları olumlu ve olumsuz; bir diğer şekliyle kabul edilebilir ve edilemeyen duygular diye ayırmamalıyız. Tüm duygularımız bir sebeple ortaya çıkıyor, o duygulardan hoşlanmasak bile onların farkına varıp kabul etmeye çalışmalıyız.

Psikoterapist John-Paul Davies acıdan uzaklaşmak için onu yaşamanın gerektiğini ve kişiyi olumlu düşünmeye itmenin toksik etkileri olabileceğini belirtiyor. Yani zoraki bir olumlamanın başarısızlıkla sonuçlanacağını söyleyebiliriz.

Journal of Psychological Science’da yayımlanan bir araştırmaya göre kişinin kendisi hakkında inanmadığı olumlu cümleler tekrar etmesi iyi hissettirmek yerine kendisi ile ilgili negatif hislere kapılmasına sebep olabiliyor.

Her gün çok mutlu uyanmak zorunda değiliz.

Göz At
Mutluluk Mitleri

Bazen kendimizi beğenmeyebiliriz.

Ve bunların hepsi kabul edilebilir!

Bedenimizin herhangi bir kısmını beğenmiyor olabiliriz. Peki bu olumsuz duyguları tamamen yok saymak ne kadar doğru?

Işte tam burada body positivity hareketini arkamızda bırak body neutrality’e geçiş yapıyoruz!

Body Neutrality | Beden Nötrleme

Bu akım insanları bedenlerini olduğu gibi kabul etmelerini, bedenlerinin sadece aynadaki yansımalarıyla sınırlı olmadığını ve onunla yapabileceklerinin farkına varmalarını destekliyor.

Beden nötrleme bireysel değerimizin dış görünüşümüz üzerinden belirlenmesine karşı çıkıyor. Her şeyin görüntüden ibaret olmadığını savunan bu akımdan öğrenecek çok şeyimiz var!

Bu yeni yaklaşımla vücudumuza karşı nötr bir perspektif alarak her gün onu sevmek için efor sarf etmemiz gerektiği fikrinden uzaklaşıp bedenimizle neler yapabileceğimize ve nasıl hissettiğimize bakıyoruz.

Fotoğraf | Alina Szapocznikow
5 Adımda Body Neutrality 
  • Vücudunuza kulak verin – Bedeninizin size anlatmak istediklerine bir bakın. Yorgun hissettiğinizde dinlenmek için kendinize izin verin.
  • Düşüncelerinizin farkında olun – Her zaman olumlu hissetmek zorunda değiliz. Bazen kendimizi suçlayıcı ve olumsuz düşünceler girdabında bulabiliriz. O anda düşüncelerimizin farkına varıp bizi nasıl etkilediğini izleyerek bu düşüncelerden uzaklaşabiliriz.
  • Kendinize karşı dürüst olun – Bedenimizde nasıl hissettiğimizi bilmeden bu yolda yürümek çok da doğru gelmiyor kulağa. Her şeyden önce kendimize “Ben nasıl hissediyorum?”  diye sormalıyız. Herkesin kendine has bir yolculuğu var. Bu süreçte değiştirmek istediğin şeylerin olması normal ve kabul edilebilir. Bu tamamen senin ne hissettiğine bağlı.
  • Sezgisel Beslenmeyi hayatınıza katın – Günümüzde yemek saatleri artık belli bir düzene oturtulmuş ve çoğunlukla sırf yemek saati geldiği için yiyoruz. Sezgisel yeme bireyin, vücudunun doğal olarak verdiği fiziksel açlık, tokluk ve doyum sinyallerini dinleyip bu sinyallere uyum sağlayarak yemek yeme biçimi olarak tanımlanmaktadır. 

Yorumlar (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

@2020 SOLH LIVING.TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Başa Dön